Bir cümlede kullanılan sözcüklerin anlamları doğru olabilir; buna rağmen cümle yanlış kurulmuş olabilir. Çünkü düzgün anlatım yalnızca doğru sözcüğü seçmekle değil, sözcükler ve cümlenin ögeleri arasında doğru dil bilgisi ilişkileri kurmakla da sağlanır.
Örneğin şu cümleye bakalım:
“Arkadaşımı gördüm ve uzun süre sohbet ettim.”
İlk yüklem açısından bir sorun yoktur:
Arkadaşımı gördüm.
Ancak “sohbet etmek” fiili aynı ögeyle kullanılamaz. “Arkadaşımı sohbet ettim.” denemeyeceğine göre ikinci yüklemin istediği öge cümlede eksiktir:
“Arkadaşımı gördüm ve onunla uzun süre sohbet ettim.”
Cümlenin kuruluşundan, ögeler arasındaki ilişkiden, yüklemden, eklerden, tamlamalardan veya fiillerin çatısından kaynaklanan bu tür sorunlar yapısal anlatım bozuklukları kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle yapısal anlatım bozukluklarını bulurken yalnızca “Cümle kulağa doğru geliyor mu?” diye düşünmek yeterli değildir. Cümleyi parçalarına ayırmak ve bu parçalar arasındaki ilişkiyi incelemek gerekir.

İçindekiler
- Yapısal Anlatım Bozukluğu Nedir?
- Yapısal Anlatım Bozuklukları Nelerdir?
- Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
- Öge Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları
- Yüklem Eksikliği
- Ek Yanlışları
- Tamlama Yanlışları
- Bağlaç Yanlışları
- Çatı Uyumsuzluğu
- Yapısal ve Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları Arasındaki Fark
- Yapısal Anlatım Bozukluğu Nasıl Bulunur?
- Yapısal Anlatım Bozukluğu Örnekleri
- En Çok Karıştırılan Yapısal Anlatım Bozuklukları
- Yapısal Anlatım Bozuklukları Mini Test
1. Yapısal Anlatım Bozukluğu Nedir?
Yapısal anlatım bozukluğu, cümleyi oluşturan ögelerin ve dil bilgisel yapıların birbiriyle doğru ilişki kuramaması sonucunda ortaya çıkan anlatım kusurudur.
Bu konu kaynaklarda yapıya dayalı anlatım bozuklukları veya dil bilgisine dayalı anlatım bozuklukları ifadeleriyle de karşımıza çıkabilir.
MEB/OGM materyallerinde yapıya dayalı anlatım bozuklukları; özne-yüklem uyumu, öge eksiklikleri, yüklem, ek, tamlama, bağlaç ve çatıyla ilgili sorunlar üzerinden ele alınmaktadır. Kaynağa ve öğretim düzeyine göre alt başlıkların sınıflandırılmasında bazı farklılıklar görülebilir.
Buradaki temel ayrım şudur:
Sorun, cümlenin dil bilgisel kuruluşundan kaynaklanıyorsa yapıya dayalı bir anlatım bozukluğundan söz edilir.
Anlatım bozukluklarının bütün nedenlerini ve ana sınıflandırmasını görmek için anlatım bozukluğu konusuna bakabilirsiniz.
2. Yapısal Anlatım Bozuklukları Nelerdir?
Yapısal anlatım bozuklukları tek bir nedenle ortaya çıkmaz. Özne ile yüklem uyuşmayabilir, yüklemin ihtiyaç duyduğu bir öge kullanılmamış olabilir veya iki farklı yargı yanlış biçimde tek yükleme bağlanabilir. Ek, tamlama, bağlaç ve çatı ilişkilerindeki sorunlar da cümlenin yapısını bozabilir.
Turkedebiyati.com’daki konu mimarisinde yapısal anlatım bozukluklarının temel inceleme alanlarını şöyle düzenliyoruz:
| Yapısal sorun | Cümlede ne kontrol edilir? |
|---|---|
| Özne-yüklem uyumsuzluğu | Özne ile yüklemin kişi ve sayı bakımından ilişkisi |
| Öge eksikliği | Yüklemin ihtiyaç duyduğu özne, nesne veya tümleç |
| Yüklem eksikliği | Birden fazla yargının uygun yüklemlerle tamamlanması |
| Ek yanlışları | Eklerin eksik, fazla veya yanlış kullanılması |
| Tamlama yanlışları | Tamlayan-tamlanan ve ortak tamlanan ilişkileri |
| Bağlaç yanlışları | Bağlacın bağladığı yapılar ve anlam ilişkisi |
| Çatı uyumsuzluğu | Birbirine bağlı fiil ve fiilimsilerin çatı ilişkisi |
Bu tablo sitedeki konu mimarisini anlaşılır hâle getirmek amacıyla düzenlenmiştir. Resmî eğitim materyallerinde bazı başlıkların daha genel veya daha ayrıntılı biçimde sınıflandırılması mümkündür. Örneğin OGM’nin TYT konu özetinde öge eksikliği kapsamında yüklem, özne, nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci eksiklikleri örneklendirilmektedir.
Şimdi bu sorunların cümlede nasıl ortaya çıktığını inceleyelim.
3. Özne-Yüklem Uyumsuzluğu
Özne ile yüklem arasında kişi ve bazı durumlarda tekillik-çoğulluk bakımından uyum bulunması gerekir.
Örneğin:
Yanlış: Ben ve kardeşim yarın size gelecek.
Doğru: Ben ve kardeşim yarın size geleceğiz.
Özne “ben ve kardeşim” olduğundan yüklemin birinci çoğul kişiye göre çekimlenmesi gerekir.
Ancak özne-yüklem uyumu yalnızca “ben ve o” gibi yapılardan ibaret değildir. İnsanları ve insan dışındaki varlıkları bildiren çoğul özneler, belgisiz zamirler ve kişi bakımından farklı öznelerin bir arada kullanılması gibi özel durumlar vardır. Resmî eğitim materyallerinde de kişi ve tekillik-çoğulluk uyumu bu başlık altında işlenmektedir.
Bu kuralların tamamı ve ayrıntılı örnekler [özne-yüklem uyumsuzluğu] konusunda ele alınmaktadır.
4. Öge Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozuklukları
Özellikle birden fazla yüklem bulunan cümlelerde bir öge, bütün yüklemlerin ortak ögesiymiş gibi düşünülebilir. Oysa birinci yükleme bağlanan öge ikinci yüklem için uygun olmayabilir.
Bunu fark etmenin en kolay yollarından biri yüklemleri ayrı ayrı incelemektir.
Resmî materyallerde öge eksikliği; özne, nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci gibi farklı ögeler üzerinden gösterilmektedir.
4.1. Nesne Eksikliği
Bir yüklemin ihtiyaç duyduğu nesnenin cümlede bulunmaması anlatım bozukluğuna yol açabilir.
Yanlış:
Yeni filmi çok merak ediyordu fakat henüz izlememişti.
İkinci yükleme:
“Neyi izlememişti?”
sorusunu yönelttiğimizde eksiklik daha kolay görülür.
Doğru:
Yeni filmi çok merak ediyordu fakat onu henüz izlememişti.
Bu tür cümlelerde ortak kullanıldığı düşünülen ögenin her yükleme gerçekten bağlanıp bağlanamadığı kontrol edilmelidir.
Konunun ayrıntıları [nesne eksikliği] başlığında ele alınmaktadır.
4.2. Tümleç Eksikliği
Bazı fiiller, anlam ve yapı bakımından belirli bir tümlece ihtiyaç duyar.
Yanlış:
Yeni öğrenciyi tanıyor fakat henüz güvenmiyordu.
Cümleyi ikiye ayıralım:
Yeni öğrenciyi tanıyor. ✓
Yeni öğrenciyi güvenmiyordu. ✗
“Güvenmek” fiili yönelme ilişkisi ister:
Doğru:
Yeni öğrenciyi tanıyor fakat ona henüz güvenmiyordu.
Benzer şekilde “onunla konuşmak”, “ona yardım etmek”, “ondan hoşlanmak” gibi yapılarda yüklemin hangi ögeyi istediği önemlidir.
Tümleç türlerinden kaynaklanan benzer sorunlar [tümleç eksikliği] konusunda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
4.3. Özne Eksikliği
Öge eksikliği yalnızca nesne veya tümleçte görülmez. Özellikle birbirine bağlanan yargılarda ikinci yüklemin öznesinin yanlışlıkla birinci cümlenin öznesiymiş gibi algılanması da anlatımı bozabilir.
Bu nedenle birden fazla yüklem bulunan cümlelerde şu soruyu sormak yararlıdır:
“Her yüklemin öznesi gerçekten aynı mı?”
Özne kavramını ve cümlenin öznesinin nasıl bulunduğunu ayrıntılı incelemek için özne konusuna bakabilirsiniz.
5. Yüklem Eksikliği
İki farklı yargının tek bir yükleme bağlanması her zaman mümkün değildir. Yargılardan biri ayrı bir yükleme ihtiyaç duyduğu hâlde bu yüklem kullanılmazsa yüklem eksikliği ortaya çıkar.
Yanlış:
Kardeşim çayı, ben kahveyi severim.
Cümledeki yargıları ayrı ayrı düşündüğümüzde sorun ortaya çıkar:
Kardeşim çayı severim. ✗
Ben kahveyi severim. ✓
İlk yargı kendi öznesine uygun bir yükleme ihtiyaç duyar:
Doğru:
Kardeşim çayı sever, ben kahveyi severim.
Yüklem eksikliği özellikle sıralı ve bağlı yapılarda karşımıza çıkabilir. OGM materyalleri de bu tür bozukluklarda iki yargının tek yükleme bağlanmasına dikkat çekmektedir.
Ayrıntılı çözüm yöntemleri [yüklem eksikliği] konusunda ele alınmaktadır.
6. Ek Yanlışları
Türkçede ekler yalnızca sözcüklerin biçimini değiştirmez; sözcükler ve söz grupları arasında çeşitli ilişkiler kurulmasını da sağlar. Bu nedenle gerekli bir ekin kullanılmaması, gereksiz bir ek getirilmesi veya yanlış ek seçilmesi anlatımı bozabilir.
Yanlış:
Bu gecikmenin nedeni otobüsün geç gelmesindendir.
Cümlede “nedeni” sözcüğüyle zaten neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur. “-dandır” yapısı aynı ilişkiyi ikinci kez kurarak cümleyi bozmaktadır.
Cümle iki farklı biçimde düzeltilebilir:
Doğru:
Bu gecikmenin nedeni otobüsün geç gelmesidir.
veya:
Doğru:
Bu gecikme otobüsün geç gelmesinden kaynaklanmaktadır.
Burada önemli olan yalnızca sorunlu eki silmek değildir. Yapılan değişiklikten sonra cümlenin tamamının yeniden kontrol edilmesi gerekir.
Eklerin kullanımından doğan diğer anlatım sorunları [ek yanlışları] konusunda ele alınmaktadır.
7. Tamlama Yanlışları
İsim ve sıfat tamlamalarının kuruluş özellikleri birbirinden farklıdır. Bu yapıların yanlış biçimde ortaklaştırılması veya tamlayan-tamlanan ilişkisinin hatalı kurulması anlatım bozukluğuna yol açabilir.
Yanlış:
Toplantıda ekonomik ve çevre sorunları görüşüldü.
Burada:
ekonomik sorunlar → sıfat tamlaması
çevre sorunları → isim tamlaması
yapıları aynı sözcük üzerinde uygun olmayan biçimde ortaklaştırılmıştır.
Doğru:
Toplantıda ekonomik sorunlar ve çevre sorunları görüşüldü.
Bu tür sorularda cümleyi bir bütün olarak okumak yerine tamlamaları ayrı ayrı kurmak oldukça işe yarar.
Tamlayan eksikliği, tamlanan eksikliği ve farklı tamlamaların ortaklaştırılması gibi durumlar [tamlama yanlışları] konusunda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
8. Bağlaç Yanlışları
Bağlaçların yalnızca cümlede bulunması yeterli değildir; bağlanan yargılar arasındaki ilişkiye de uygun olmaları gerekir.
Örneğin:
Yanlış:
Yollar buz tuttuğu için ancak okullar tatil edildi.
Burada “için” neden-sonuç ilişkisini zaten kurmaktadır. “Ancak” ise bu ilişkiye uygun değildir.
Doğru:
Yollar buz tuttuğu için okullar tatil edildi.
Başka bir durumda ise sorun, belirli bir bağlaç yapısının gereksiz yere başka bir bağlaçla birleştirilmesinden kaynaklanabilir:
Yanlış:
Ne bizi aradı fakat ne de bir mesaj gönderdi.
Doğru:
Ne bizi aradı ne de bir mesaj gönderdi.
Bağlacın anlam ilişkisine uygun seçilmesi ve bağladığı yapıların doğru kurulması [bağlaç yanlışları] konusunda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
9. Çatı Uyumsuzluğu
Birbirine bağlı fiiller veya fiilimsiler arasında etken-edilgenlik bakımından uygunluk bulunmadığında çatı uyumsuzluğu ortaya çıkabilir.
Yanlış:
Salona girilip ışıkları yaktı.
“Girilip” edilgen, “yaktı” ise etken yapıdadır. Aynı anlatım içinde eylemlerin kuruluşu birbiriyle uyuşmamaktadır.
Cümle anlatılmak istenen anlama göre şöyle düzeltilebilir:
Doğru:
Salona girip ışıkları yaktı.
veya farklı bir anlatım amaçlanıyorsa:
Salona girildi ve ışıklar yakıldı.
Çatı uyumsuzluğunu düzeltirken yalnızca bir fiili değiştirmek yerine birbirine bağlı bütün eylemlerin aynı özne ve çatı ilişkisi içinde değerlendirilmesi gerekir. OGM materyallerinde de sıralı ve bağlı yapılardaki fiil veya fiilimsilerin çatı uyuşmazlığı yapıya dayalı anlatım bozuklukları arasında gösterilmektedir.
Ayrıntılı örnekler için [çatı uyumsuzluğu] konusuna bakabilirsiniz.
10. Yapısal ve Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları Arasındaki Fark
Anlatım bozukluğu sorularında en yararlı ayrımlardan biri, problemin anlamdan mı yoksa cümlenin dil bilgisel kuruluşundan mı kaynaklandığını belirlemektir.
| Anlama dayalı anlatım bozuklukları | Yapısal anlatım bozuklukları |
|---|---|
| Sözcüklerin anlam ve kullanım ilişkileri öne çıkar. | Dil bilgisel kuruluş öne çıkar. |
| Gereksiz veya yanlış sözcük kullanımı görülebilir. | Öge veya yüklem eksikliği görülebilir. |
| Çelişen ifadeler bulunabilir. | Özne-yüklem uyumu bozulabilir. |
| Mantık ve sıralama hataları görülebilir. | Ek veya tamlama yanlışlığı bulunabilir. |
| Anlam belirsizliği ortaya çıkabilir. | Çatı veya bağlaşım problemi görülebilir. |
Örneğin:
“Kesinlikle belki yarın gelir.”
cümlesinde özne-yüklem veya öge ilişkisiyle ilgili bir sorun yoktur. Birbiriyle bağdaşmayan iki ifade kullanılmıştır.
Buna karşılık:
“Arkadaşımı gördüm ve selam verdim.”
cümlesini yüklemlere ayırdığımızda:
Arkadaşımı gördüm. ✓
Arkadaşımı selam verdim. ✗
sonucu ortaya çıkar.
İkinci yüklem için “ona” tümleci gerekir:
“Arkadaşımı gördüm ve ona selam verdim.”
İlk örnekte sorun anlam ilişkilerinde, ikinci örnekte ise cümlenin yapısındadır.
Anlamla ilgili diğer bozukluk türleri anlama dayalı anlatım bozuklukları başlığında ele alınmaktadır.
11. Yapısal Anlatım Bozukluğu Nasıl Bulunur?
Yapısal anlatım bozukluklarında tür adlarını ezberlemek yerine cümleyi belirli bir sırayla kontrol etmek daha güvenilir bir yöntemdir.
1. Yüklemi veya yüklemleri bulun
Özellikle ve, ama, fakat, ancak gibi bağlaçlarla veya virgülle birbirine bağlanan yapılarda birden fazla yargı bulunabilir.
Her yüklemi ayrı değerlendirin.
2. Her yüklemin öznesini belirleyin
Şunu sorun:
“Bu işi yapan kim veya ne?”
Birden fazla yüklem varsa aynı öznenin bütün yüklemlere bağlanabildiğinden emin olun.
Cümlenin ögelerini belirlemekte zorlanıyorsanız önce cümlenin ögeleri konusunu incelemek yararlı olabilir.
3. Özne ile yüklemi karşılaştırın
Özne ve yüklem kişi bakımından uyumlu mu?
Gerekli durumlarda tekillik-çoğulluk ilişkisini de kontrol edin.
4. Her yüklemin istediği ögeyi ayrı ayrı düşünün
Bu adım özellikle önemlidir.
Örneğin:
“Onu çok seviyorum ve her konuda güveniyorum.”
Cümleyi ikiye ayıralım:
Onu çok seviyorum. ✓
Onu güveniyorum. ✗
“Güvenmek” fiili yönelme durumunda bir tümleç ister:
Doğru:
Onu çok seviyorum ve ona her konuda güveniyorum.
Yüklemlerin hangi ögelerle tamamlandığını kontrol etmek, nesne ve tümleç eksikliklerini yakalamayı kolaylaştırır.
5. Ekleri kontrol edin
Bir ek:
- eksik mi,
- gereksiz mi,
- yanlış mı,
- yanlış sözcüğe mi bağlanmış?
Bu soruları sorun.
6. Tamlamaları ayrı ayrı kurun
Özellikle “ve” ile bağlanan yapılarda her tamlamayı tek başına söylemeyi deneyin.
Her iki yapı da tek başına doğru kurulabiliyor mu?
7. Fiil ve fiilimsilerin çatısını inceleyin
Bir eylem etken, diğeri edilgen kurulmuşsa bunların aynı yapıda kullanılıp kullanılamayacağını kontrol edin.
Kısacası uygulanabilecek kontrol sırası şöyledir:
Yüklemleri bul → özneleri belirle → özne-yüklem uyumunu kontrol et → eksik öge ara → ekleri incele → tamlamaları ayır → çatı ilişkisini kontrol et.
Bu yöntem yalnızca hatayı bulmayı değil, hatanın nedenini açıklamayı da kolaylaştırır.
12. Yapısal Anlatım Bozukluğu Örnekleri
Aşağıdaki örnekler farklı yapısal sorunları birlikte görmeyi kolaylaştırır:
| Bozuk cümle | Düzeltilmiş cümle | Bozukluğun nedeni |
|---|---|---|
| Ben ve kuzenim yarın yola çıkacak. | Ben ve kuzenim yarın yola çıkacağız. | Özne-yüklem uyumsuzluğu |
| Bu kitabı merak ediyor fakat henüz okumadı. | Bu kitabı merak ediyor fakat onu henüz okumadı. | Nesne eksikliği |
| Arkadaşını gördü fakat konuşmadı. | Arkadaşını gördü fakat onunla konuşmadı. | Tümleç eksikliği |
| Babam çayı, ben kahveyi severim. | Babam çayı sever, ben kahveyi severim. | Yüklem eksikliği |
| Başarısının nedeni düzenli çalışmasındandır. | Başarısının nedeni düzenli çalışmasıdır. | Ek yanlışlığı |
| Ekonomik ve çevre sorunları tartışıldı. | Ekonomik sorunlar ve çevre sorunları tartışıldı. | Tamlama yanlışlığı |
| Ne toplantıya geldi fakat ne de haber verdi. | Ne toplantıya geldi ne de haber verdi. | Bağlaç yanlışlığı |
| Odaya girilip bilgisayarı açtı. | Odaya girip bilgisayarı açtı. | Çatı uyumsuzluğu |
Burada önemli olan yalnızca doğru cümleyi görmek değildir. Her örnekte:
“Hangi dil bilgisel ilişki bozulmuş?”
sorusuna cevap verebilmek gerekir.
13. En Çok Karıştırılan Yapısal Anlatım Bozuklukları
Nesne Eksikliği ile Tümleç Eksikliği
Ayırıcı nokta, eksik olan ögenin yüklemle kurduğu ilişkidir.
“Dosyayı inceledi fakat henüz tamamlamadı.”
İkinci yüklem “neyi tamamlamadı?” sorusuna cevap verecek bir nesne ister:
“… fakat onu henüz tamamlamadı.”
Buna karşılık:
“Yeni müdürü tanıyor fakat güvenmiyor.”
cümlesinde “güvenmek” fiili:
“Kime güvenmiyor?”
sorusuna cevap ister:
“… fakat ona güvenmiyor.”
Yüklem Eksikliği ile Öge Eksikliği
Öge eksikliğinde yüklem vardır fakat yüklemin ihtiyaç duyduğu ögelerden biri eksiktir.
Yüklem eksikliğinde ise yargılardan biri kendi yüklemine ihtiyaç duyar.
Bu nedenle cümledeki yargıları birbirinden ayırmak iki sorunu ayırt etmeyi kolaylaştırır.
Özne-Yüklem Uyumsuzluğu ile Özne Eksikliği
Özne cümlede bulunduğu hâlde yüklemle kişi veya sayı bakımından uyuşmuyorsa özne-yüklem uyumsuzluğu söz konusudur.
İkinci yargının gerektirdiği özne hiç kullanılmamışsa özne eksikliği söz konusu olabilir. Resmî OGM materyallerinde özne eksikliği, öge eksikliği kapsamında da örneklendirilmektedir.
Ek Yanlışlığı ile Tamlama Yanlışlığı
Ek yanlışlığında problem belirli bir ekin eksik, fazla veya uygun olmayan biçimde kullanılmasından doğar.
Tamlama yanlışlığında ise tamlayan ve tamlanan arasındaki kuruluş veya farklı tamlama türlerinin ortaklaştırılması öne çıkar.
Sorunun hangi başlığa ait olduğunu ezberden tahmin etmek yerine cümlenin bozulan ilişkisini bulmak daha güvenilir sonuç verir.
14. Yapısal Anlatım Bozuklukları Mini Test
Soru 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Öğrenciler bahçede uzun süre sohbet etti.
B) Çocuklar gösteriyi dikkatle izlediler.
C) Ben ve arkadaşım yarın kütüphaneye gidecek.
D) Öğretmen, sınav sonuçlarını sınıfta açıkladı.
E) Misafirler akşam erkenden evlerine döndüler.
Cevap: C
Açıklama: “Ben ve arkadaşım” öznesi birinci çoğul kişiyi gerektirir. Yüklem “gideceğiz” olmalıdır: “Ben ve arkadaşım yarın kütüphaneye gideceğiz.”
Soru 2
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Arkadaşını yıllardır tanıyor fakat pek güvenmiyor.
B) Kitabı dün akşam bitirdi ve yerine koydu.
C) Sabah erkenden kalkarak yürüyüş yaptı.
D) Yeni aldığı çantayı arkadaşlarına gösterdi.
E) Çocuklar bahçede neşeyle oynuyordu.
Cevap: A
Açıklama: “Tanımak” fiili “arkadaşını” nesnesiyle kullanılabilir; “güvenmek” ise yönelme durumunda bir tümleç ister. Cümle “Arkadaşını yıllardır tanıyor fakat ona pek güvenmiyor.” biçiminde düzeltilmelidir.
Soru 3
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem eksikliği vardır?
A) Kardeşim romanları, ben şiir kitaplarını severim.
B) Akşam eve gelince biraz dinlendi.
C) Bahçedeki çiçekleri dikkatlice suladı.
D) Soruları çözüp cevaplarını kontrol etti.
E) Otobüs durağında yaklaşık on dakika bekledik.
Cevap: A
Açıklama: “Severim” yüklemi “ben” öznesine uygundur ancak “kardeşim” öznesine uygun değildir. İlk yargının ayrı yükleme ihtiyacı vardır: “Kardeşim romanları sever, ben şiir kitaplarını severim.”
Soru 4
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Ekonomik ve çevre sorunları toplantıda ayrıntılı biçimde görüşüldü.
B) Öğrenciler hazırladıkları projeleri öğretmenlerine sundular.
C) Dün aldığım kitabı bu sabah okumaya başladım.
D) Bahçedeki ağaçların yaprakları yavaş yavaş sararıyordu.
E) Toplantının ardından bütün çalışanlar odalarına döndü.
Cevap: A
Açıklama: “Ekonomik sorunlar” sıfat tamlaması, “çevre sorunları” ise isim tamlamasıdır. Farklı yapıdaki tamlamalar uygun olmayan biçimde ortaklaştırılmıştır. “Ekonomik sorunlar ve çevre sorunları…” biçimi kullanılabilir.
Soru 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı uyumsuzluğu vardır?
A) Dosyalar incelendi ve gerekli düzeltmeler yapıldı.
B) Eve gidip biraz dinlendi.
C) Odaya girilip pencereleri açtı.
D) Çocuk kitabını okuyup çantasına koydu.
E) Sorular çözüldükten sonra cevaplar kontrol edildi.
Cevap: C
Açıklama: “Girilip” edilgen, “açtı” ise etken yapıdadır. Cümle “Odaya girip pencereleri açtı.” biçiminde kurulabilir.
Yapısal anlatım bozukluklarında yalnızca tür adlarını ezberlemek yeterli değildir. Asıl önemli olan, cümlenin hangi parçaları arasındaki ilişkinin bozulduğunu görebilmektir.
Bir cümlede sorun olduğunu düşündüğünüzde önce yüklemleri ayırın. Ardından her yüklemin öznesini ve ihtiyaç duyduğu diğer ögeleri belirleyin. Son olarak ekleri, tamlamaları, bağlaçları ve çatı ilişkisini kontrol edin.
Böylece:
“Bu cümlede anlatım bozukluğu var.”
demekle yetinmez;
“Bozukluk neden oluşmuş ve nasıl düzeltilmeli?”
sorularına da cevap verebilirsiniz.
Anlatım bozukluklarının bütününü tekrar etmek için anlatım bozukluğu, anlam ilişkilerinden kaynaklanan sorunları incelemek için ise anlama dayalı anlatım bozuklukları konularına geçebilirsiniz.
Kaynaklar
MEB / OGM – TYT Türkçe Konu Özeti: Anlatım Bozuklukları
OGM – Türk Dili ve Edebiyatı 11. Sınıf Eğitim Materyali