“Dün akşam kardeşim odasında yeni kitabını sessizce okuyordu.”
Bu cümlede her söz aynı görevi üstlenmez. Okuyordu yargıyı bildirir, kardeşim okuyan kişiyi gösterir, yeni kitabını yapılan işten etkilenir, odasında yer bildirir; dün akşam ve sessizce ise okumayı zaman ve durum bakımından tamamlar.
Cümledeki sözcük veya sözcük gruplarının yüklemle kurdukları ilişkiye göre üstlendikleri bu görevlere cümlenin ögeleri denir.
Bir cümleyi ögelerine ayırırken yapılacak ilk iş yüklemi bulmaktır. Ardından özne, nesne ve diğer tamamlayıcı ögeler yükleme yöneltilen sorularla belirlenir. Ancak yalnızca soru kalıplarını ezberlemek yeterli değildir. Sözcüğün aldığı ek, cümlenin anlamı ve yüklemle kurduğu ilişki birlikte değerlendirilmelidir.

İçindekiler
- Cümlenin Ögeleri Nelerdir?
- Cümlenin Temel Ögeleri Nelerdir?
- Yüklem Nasıl Bulunur?
- Özne Nasıl Bulunur?
- Cümlenin Yardımcı Ögeleri Nelerdir?
- Nesne Nasıl Bulunur?
- Dolaylı Tümleç Nasıl Bulunur?
- Zarf Tümleci Nasıl Bulunur?
- Edat Tümleci Nasıl Değerlendirilir?
- Cümle Dışı Unsurlar Nelerdir?
- Cümlenin Ögeleri Hangi Sırayla Bulunur?
- Cümlenin Ögelerini Bulduran Sorular
- Sözcük Grupları Neden Bölünmez?
- Aynı Ek Neden Farklı Ögelerde Bulunabilir?
- Cümleleri Adım Adım Ögelerine Ayıralım
- Cümlenin Ögelerinde En Çok Yapılan Hatalar
1. Cümlenin Ögeleri Nelerdir?
Cümlenin ögeleri, yüklemle ilişkilerine göre görev kazanan sözcük veya sözcük gruplarıdır. Cümlenin merkezinde yüklem bulunur; diğer ögeler yüklem çevresinde belirlenir.
Genel sınıflandırmada yüklem ve özne temel ögelerdir. Nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümleci ise yardımcı ögeler arasında değerlendirilir. Edatla kurulan tamamlayıcıların adlandırılmasında kaynaklar arasında farklılık görülebilir.
| Öge | Cümledeki görevi | Bulmaya yardımcı sorular |
|---|---|---|
| Yüklem | Cümlenin yargısını taşır. | Soru sorularak bulunmaz; yargı belirlenir. |
| Özne | İşi yapanı veya yargıya konu olan varlığı gösterir. | Kim? Ne? |
| Nesne | Geçişli fiilin bildirdiği işten etkilenen varlığı gösterir. | Kimi? Neyi? Ne? |
| Dolaylı tümleç | Yüklemi yönelme, bulunma veya ayrılma bakımından tamamlar. | Kime? Nereye? Nerede? Nereden? vb. |
| Zarf tümleci | Yüklemi zaman, durum, sebep, miktar gibi yönlerden tamamlar. | Nasıl? Ne zaman? Neden? Ne kadar? |
| Edat tümleci | Edatlı yapılarla yüklemi çeşitli anlam ilişkileri bakımından tamamlar. | Kiminle? Ne ile? Ne için? vb. |
Tablodaki sorular çözümü kolaylaştırır; fakat tek başlarına kesin bir sınıflandırma yöntemi değildir. Özellikle “ne?” sorusu hem özneyi hem belirtisiz nesneyi buldurabileceğinden ögeleri belirli bir sırayla aramak gerekir.
2. Cümlenin Temel Ögeleri Nelerdir?
Cümlenin temel ögeleri yüklem ve öznedir.
[ Yüklem ], cümledeki yargının merkezidir. [ Özne ] ise yüklemde bildirilen işi yapan veya yargının ilgili olduğu varlıktır.
Çocuklar bahçede oynuyor.
oynuyor → yüklem
çocuklar → özne
Özne her zaman cümlede ayrı bir sözcük olarak görünmeyebilir:
Birazdan geleceğim.
Yüklem: geleceğim
Kim gelecek?
Ben.
“Ben” sözcüğü cümlede yazılmamıştır ancak yüklemdeki kişi ekinden anlaşılır. Bu durumda gizli özne vardır.
Özne konusu bununla sınırlı değildir. Gerçek özne, gizli özne, sözde özne ve örtülü özne gibi ayrımlar özellikle edilgen yapıları çözümlerken önem kazanır.
3. Yüklem Nasıl Bulunur?
Bir cümleyi ögelerine ayırmaya yüklemi bularak başlanır. Çünkü diğer ögeleri belirlemek için kullanacağımız sorular yükleme yöneltilir.
Çocuklar bütün gün sokakta oynadı.
Cümlede bildirilen yargı:
oynadı → yüklem
Yüklem mutlaka fiil olmak zorunda değildir:
Bu binanın en güzel bölümü geniş avlusudur.
Bu cümlede:
geniş avlusudur → yüklem
Yüklem bazen birden fazla sözcükten de oluşabilir:
Duyduklarından sonra küplere bindi.
“Küplere binmek” bir deyimdir. Bu nedenle:
küplere bindi → yüklem
olarak birlikte değerlendirilir.
Yalnızca “bindi” sözcüğünü yüklem kabul edip “küplere” sözünü ayrı bir öge saymak deyimin bütünlüğünü bozar.
Benzer durum birleşik fiillerde ve yüklem görevindeki bazı söz gruplarında da görülebilir. Bu nedenle uzun bir cümleyi çözmeye başlamadan önce yargının hangi sözcük veya sözcük grubuyla kurulduğunu doğru belirlemek gerekir.
4. Özne Nasıl Bulunur?
Yüklem belirlendikten sonra özne aranır.
Özneyi bulmak için yükleme genellikle:
Kim?
Ne?
Olan kim?
Olan ne?
soruları yöneltilir.
Yaşlı adam ağır ağır merdivenleri çıktı.
Kim çıktı?
yaşlı adam → özne
Ancak özne her zaman işi gerçekten yapan kişi veya varlık değildir.
Bahçedeki ağaçlar dün görevliler tarafından budandı.
Budanan ne?
bahçedeki ağaçlar → sözde özne
Yüklem edilgendir. “Bahçedeki ağaçlar” budama işini gerçekleştirmemiş, yapılan işten etkilenmiştir. Buna rağmen edilgen cümlede özne görevini üstlendiği için sözde özne olarak değerlendirilir.
Bu nedenle edilgen cümlelerde “işten etkilenen her söz nesnedir” biçiminde düşünmek doğru değildir.
5. Cümlenin Yardımcı Ögeleri Nelerdir?
Temel ögelerin yanında yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögeler bulunabilir.
Bunlar başlıca nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümlecidir. Edatla kurulan tamamlayıcılar ise kullanılan sınıflandırmaya göre ayrıca edat tümleci adıyla ele alınabilir veya zarf tümleci kapsamında değerlendirilebilir.
Her cümlede bütün yardımcı ögelerin bulunması gerekmez.
Ece uyudu.
Ece → özne
uyudu → yüklem
Cümle yalnızca iki ögeden oluşmuştur.
Şimdi biraz genişletelim:
Ece dün okulda arkadaşına defterini verdi.
Ece → özne
dün → zarf tümleci
okulda → dolaylı tümleç
arkadaşına → dolaylı tümleç
defterini → belirtili nesne
verdi → yüklem
Burada dikkat edilmesi gereken başka bir nokta vardır: Bir cümlede aynı türden birden fazla öge bulunabilir. Bu örnekte “okulda” ve “arkadaşına” ayrı sözler olmalarına rağmen ikisi de dolaylı tümleç görevindedir.
6. Nesne Nasıl Bulunur?
[ Nesne ], geçişli bir fiilin bildirdiği işten etkilenen ögedir.
Nesne ikiye ayrılır:
Belirtili nesne → kimi, neyi, nereyi?
Belirtisiz nesne → ne?
Örneğin:
Babam eski gazeteleri topladı.
Neleri topladı?
eski gazeteleri → belirtili nesne
Şimdi belirtme durumu eki bulunmayan bir örneğe bakalım:
Babam gazete aldı.
Ne aldı?
gazete → belirtisiz nesne
Burada öğrenciyi yanıltabilecek nokta “ne?” sorusudur.
Telefon çaldı.
Ne çaldı?
telefon → özne
Ama:
Çocuk telefon aldı.
Kim aldı?
çocuk → özne
Ne aldı?
telefon → belirtisiz nesne
Demek ki “ne?” sorusunun cevabını gördüğümüzde doğrudan “nesne” diyemeyiz. Önce yüklem, ardından özne bulunmalı; nesne bundan sonra aranmalıdır.
Ayrıca her cümlede nesne bulunmaz. Nesne, geçişli fiillerle kurulan cümlelerde aranır.
7. Dolaylı Tümleç Nasıl Bulunur?
[ Dolaylı Tümleç ], yüklemi yönelme, bulunma veya ayrılma bakımından tamamlayan ögedir. Kaynaklarda yer tamlayıcısı adıyla da karşılaşılabilir.
Genellikle şu sorularla bulunur:
Nereye? Nerede? Nereden?
Kime? Kimde? Kimden?
Neye? Neyde? Neyden?
Çocuklar bahçede oynuyor.
Nerede oynuyor?
bahçede → dolaylı tümleç
Mektubu arkadaşına verdi.
Kime verdi?
arkadaşına → dolaylı tümleç
Sabah erkenden evden çıktı.
Nereden çıktı?
evden → dolaylı tümleç
Dolaylı tümleçte -e/-a, -de/-da, -den/-dan durum ekleriyle sık karşılaşılır. Ancak bu ekleri görmek, bir sözün otomatik olarak dolaylı tümleç olduğu anlamına gelmez.
Çünkü aynı ek başka bir cümlede farklı bir anlam ilişkisi kurabilir.
8. Zarf Tümleci Nasıl Bulunur?
[ Zarf Tümleci ], yüklemde bildirilen işi veya oluşu durum, zaman, sebep, miktar ve benzeri yönlerden tamamlayan ögedir. Zarf tamlayıcısı adı da kullanılır.
Zarf tümlecini bulurken özellikle:
Nasıl?
Ne zaman?
Neden? Niçin?
Ne kadar?
sorularından yararlanılır.
Sabah erkenden yola çıktık.
Ne zaman çıktık?
sabah erkenden → zarf tümleci
Soruyu dikkatlice okudu.
Nasıl okudu?
dikkatlice → zarf tümleci
Korkudan titriyordu.
Neden titriyordu?
korkudan → zarf tümleci
Son örnek dolaylı tümleç ile zarf tümlecinin ayrımını görmek açısından önemlidir.
Evden çıktı.
Nereden çıktı?
evden → dolaylı tümleç
Korkudan titredi.
Neden titredi?
korkudan → zarf tümleci
Her iki sözcük de -dan/-den eki almıştır. Fakat yüklemle kurdukları anlam ilişkisi farklıdır.
Bu nedenle ögeyi yalnızca ekine bakarak değil, cümledeki görevine bakarak belirlemek gerekir.
9. Edat Tümleci Nasıl Değerlendirilir?
[ Edat Tümleci ] konusunda farklı kaynaklarda farklı sınıflandırmalarla karşılaşmak mümkündür.
Örneğin:
Bu hediyeyi annem için aldım.
“Annem için” söz grubu yüklemle amaç/ilgili kişi ilişkisi kurar.
Benzer biçimde:
Arkadaşımla sinemaya gittim.
“Arkadaşımla” sözü eylemin kiminle gerçekleştirildiğini bildirir.
Geleneksel bazı dil bilgisi anlatımlarında bu tür yapılar edat tümleci adıyla ayrı bir öge olarak gösterilir. Bazı güncel öğretim kaynaklarında ise ayrı bir edat tümleci sınıfı kullanılmaz ve bu yapılar zarf tümleci içinde değerlendirilir.
Dolayısıyla aynı örneğin farklı kaynaklarda farklı adlandırılması her zaman çözüm hatası anlamına gelmez. Özellikle sınavlarda sorunun dayandığı sınıflandırmayı ve seçeneklerin kuruluşunu dikkate almak gerekir.
Bu terminoloji farklılığını ve hangi yapıların bu kapsamda değerlendirildiğini [ Edat Tümleci ] konusunda ayrıntılı olarak incelemek daha doğru olacaktır.
10. Cümle Dışı Unsurlar Nelerdir?
Bir cümlede bulunan her söz, cümlenin ögelerinden biri olmak zorunda değildir.
Yükleme sorulan öge sorularına cevap vermeyen ve cümlenin kuruluşuna doğrudan öge olarak katılmayan bazı sözler [ Cümle Dışı Unsurlar ] olarak değerlendirilir.
Arkadaşlar, beni dikkatle dinleyin.
Buradaki “arkadaşlar” sözcüğü bir seslenmedir. Yükleme sorulan bir öge sorusunun karşılığı değildir.
arkadaşlar → cümle dışı unsur
Bağlaçlar, ünlemler, seslenme sözleri ve bazı ara ifadeler cümle dışı unsur olarak kullanılabilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: İki virgül veya iki çizgi arasında bulunan her ifadeye otomatik olarak “cümle dışı unsur” denmez.
Örneğin:
Ahmet, çocukluk arkadaşım, dün bizi ziyaret etti.
“Çocukluk arkadaşım” ara sözü, özne olan “Ahmet”i açıklar. Bu nedenle ara sözlerin hangi durumda bir ögenin açıklayıcısı olduğu, hangi durumda cümle dışı kaldığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu ayrımı [ Ara Söz ve Ara Cümle ] konusunda ayrıntılı olarak ele alacağız.
11. Cümlenin Ögeleri Hangi Sırayla Bulunur?
Ögeleri rastgele aramak yerine belirli bir sıra izlemek özellikle uzun cümlelerde hata ihtimalini azaltır.
Şu cümleyi çözelim:
Zeynep dün kütüphanede arkadaşına yeni romanını verdi.
İlk olarak cümlenin yargısını buluruz:
verdi → yüklem
Sonra özneyi ararız:
Kim verdi?
Zeynep → özne
Özne belirlendikten sonra nesneyi arayabiliriz:
Zeynep neyi verdi?
yeni romanını → belirtili nesne
Ardından diğer tamamlayıcıları belirleriz:
Nerede verdi?
kütüphanede → dolaylı tümleç
Kime verdi?
arkadaşına → dolaylı tümleç
Ne zaman verdi?
dün → zarf tümleci
Böylece:
Zeynep / dün / kütüphanede / arkadaşına / yeni romanını / verdi.
şeklinde ögelerine ayrılır.
Pratikte kullanılabilecek güvenli çözüm sırası şöyledir:
yüklem → özne → nesne → dolaylı tümleç → zarf tümleci → diğer yapılar ve cümle dışı unsurlar
Buradaki en önemli ayrıntı, soruların cümlede rastgele bir sözcüğe değil yükleme yöneltilmesidir.
12. Cümlenin Ögelerini Bulduran Sorular
Cümle çözümlemesinde en sık kullanılan soruları topluca görmek yararlıdır:
| Öge | Bulmaya yardımcı sorular |
|---|---|
| Özne | Kim? Ne? Olan kim? Olan ne? |
| Belirtili nesne | Kimi? Neyi? Nereyi? |
| Belirtisiz nesne | Ne? |
| Dolaylı tümleç | Kime? Kimde? Kimden? Neye? Neyde? Neyden? Nereye? Nerede? Nereden? |
| Zarf tümleci | Nasıl? Ne zaman? Neden? Niçin? Ne kadar? |
| Edatlı tamamlayıcı | Kiminle? Ne ile? Ne için? Kime göre? vb. |
Bu tablo bir ezber listesi olarak kullanılmamalıdır. Aynı soru farklı cümlelerde farklı görevlerle karşılaşabilir.
Ayrıca “kimin?” ve “neyin?” soruları çoğu zaman cümlenin bağımsız bir ögesini değil, bir isim tamlamasının içindeki tamlayanı gösterir.
Bahçenin kapısı açıldı.
Neyin kapısı?
bahçenin
Fakat “bahçenin” ayrı bir cümle ögesi değildir.
Cümlede:
bahçenin kapısı → sözde özne
açıldı → yüklem
şeklinde bir bütünlük vardır.
Bir sözcüğe soru sorulabilmesi, o sözcüğün mutlaka bağımsız bir cümle ögesi olduğu anlamına gelmez.
13. Sözcük Grupları Neden Bölünmez?
Cümlenin ögelerini bulurken en önemli noktalardan biri söz gruplarının bütünlüğünü korumaktır.
Şu cümleye bakalım:
Kırmızı kapaklı eski kitabı dün bitirdim.
Yüklem:
bitirdim
Neyi bitirdim?
Cevap yalnızca “kitabı” değildir:
kırmızı kapaklı eski kitabı → belirtili nesne
“Kırmızı”, “kapaklı” ve “eski” sözcükleri ayrı ayrı cümle ögesi değildir. “Kitabı” sözcüğüyle birlikte tek bir öge oluştururlar.
Bir başka örnek:
Mahallenin en eski bakkalı geçen ay dükkânını kapattı.
Kim kapattı?
mahallenin en eski bakkalı → özne
Neyi kapattı?
dükkânını → belirtili nesne
Ne zaman kapattı?
geçen ay → zarf tümleci
“Mahallenin” sözünü tamlamadan çıkarıp ayrı bir öge olarak göstermek yanlış olur.
İsim tamlamaları, sıfat tamlamaları, deyimler, ikilemeler ve fiilimsi grupları gibi söz grupları cümlede tek bir öge oluşturuyorsa kendi içlerinde parçalanmaz.
14. Aynı Ek Neden Farklı Ögelerde Bulunabilir?
Cümlenin ögelerinde en yanıltıcı kısa yollardan biri, sözcüğün aldığı eki görüp görevine hemen karar vermektir.
Örneğin -dan/-den eki iki farklı cümlede iki farklı ögenin içinde bulunabilir.
| Cümle | Yükleme sorulan soru | Bulunan öge | Neden? |
|---|---|---|---|
| Evden çıktı. | Nereden çıktı? | Dolaylı tümleç | Ayrılma/yön ilişkisi bildirir. |
| Korkudan titredi. | Neden titredi? | Zarf tümleci | Sebep bildirir. |
| Telefon çaldı. | Ne çaldı? | Özne | Eylemi gerçekleştiren varlığı gösterir. |
| Çocuk telefon aldı. | Çocuk ne aldı? | Belirtisiz nesne | Yapılan işten etkilenen varlığı gösterir. |
| Kapı görevli tarafından açıldı. | Açılan ne? | Sözde özne | Yüklem edilgendir. |
Tablodaki örnekler iki önemli noktayı gösterir:
Aynı ek, her zaman aynı ögeyi göstermez.
Aynı şekilde:
Aynı soru, her zaman aynı ögeyi buldurmaz.
Bu yüzden cümlenin ögelerini belirlerken üç unsur birlikte değerlendirilmelidir:
soru + anlam + yüklemle ilişki
15. Cümleleri Adım Adım Ögelerine Ayıralım
Tanımları öğrenmek işin başlangıcıdır. Asıl beceri, farklı yapıdaki cümlelerde ögelerin nerede başlayıp nerede bittiğini görebilmektir.
Öğretmen öğrencilerin hazırladığı projeleri dikkatle inceledi.
Önce yüklem:
inceledi → yüklem
Kim inceledi?
öğretmen → özne
Neleri inceledi?
öğrencilerin hazırladığı projeleri → belirtili nesne
Nasıl inceledi?
dikkatle → zarf tümleci
Burada “öğrencilerin” sözcüğünü ayrı bir öge olarak gösteremeyiz. “Öğrencilerin hazırladığı projeleri” söz grubu bütünüyle nesnedir.
Çocukların bahçeden topladığı rengârenk çiçekler masaya bırakıldı.
Yüklem:
bırakıldı → yüklem
Bırakılan ne?
çocukların bahçeden topladığı rengârenk çiçekler → sözde özne
Nereye bırakıldı?
masaya → dolaylı tümleç
Buradaki “bahçeden” sözcüğü ana cümlenin dolaylı tümleci değildir. “Çocukların bahçeden topladığı rengârenk çiçekler” söz grubunun içinde yer alır ve bu grubun tamamı ana cümlede sözde özne görevindedir.
Bu örnek, söz gruplarını parçalamamanın neden önemli olduğunu gösterir.
Annem dün pazardan taze sebzeler aldı.
Yüklem:
aldı → yüklem
Kim aldı?
annem → özne
Ne aldı?
taze sebzeler → belirtisiz nesne
Nereden aldı?
pazardan → dolaylı tümleç
Ne zaman aldı?
dün → zarf tümleci
Cümlenin çözümü:
Annem / dün / pazardan / taze sebzeler / aldı.
şeklindedir.
Yaşlı adam torununa masal anlatırken gözleri parlıyordu.
Bu örnekte ana cümlenin yüklemini doğru belirlemek önemlidir:
parlıyordu → yüklem
Ne parlıyordu?
gözleri → özne
Ne zaman parlıyordu?
yaşlı adam torununa masal anlatırken → zarf tümleci
Burada “yaşlı adam”, “torununa” ve “masal” sözlerini ana cümlenin ayrı ögeleri olarak göstermeyiz. Bu sözler zarf-fiil grubunun kendi içindedir; grubun tamamı ana yükleme bağlanarak zarf tümleci görevini üstlenmiştir.
Uzun cümlelerde güçlük çoğu zaman hangi sorunun sorulacağını bilmemekten değil, ögenin sınırlarını doğru belirleyememekten kaynaklanır.
16. Cümlenin Ögelerinde En Çok Yapılan Hatalar
Cümlenin ögeleri konusunda hataların önemli bir bölümü kuralları bilmemekten değil, onları mekanik biçimde uygulamaktan kaynaklanır.
Yüklemi yalnızca cümlenin sonundaki tek sözcük sanmak
“Bu davranışından sonra gözden düştü.” cümlesinde yalnızca “düştü” değil, “gözden düştü” yüklemdir.
“Ne?” sorusunun cevabına doğrudan nesne demek
Telefon çaldı.
Ne çaldı?
telefon → özne
Ama:
Çocuk telefon aldı.
Çocuk ne aldı?
telefon → belirtisiz nesne
Bu nedenle özne nesneden önce aranmalıdır.
Durum ekini görüp ögeye karar vermek
Evden çıktı. → “evden” dolaylı tümleçtir.
Korkudan titredi. → “korkudan” zarf tümlecidir.
İkisinde de -dan/-den bulunmasına rağmen görevleri farklıdır.
Söz grubunu parçalamak
“Bahçenin ortasındaki büyük çınar ağacı” bir bütün olarak özneyse grubun içindeki sözcükler ayrıca öge yapılmaz.
Gizli özneyi gözden kaçırmak
Yarın erkenden geleceğim.
geleceğim → yüklem
Yüklemdeki kişi ekinden öznenin ben olduğu anlaşılır. Burada gizli özne vardır.
Edilgen cümlede sözde özneyi nesne sanmak
Pencereler görevli tarafından temizlendi.
Temizlenen ne?
pencereler → sözde özne
Yüklem edilgen olduğu için “pencereler” nesne olarak değerlendirilmez.
Her sözü bir ögeye yerleştirmeye çalışmak
Hitaplar, ünlemler, bağlaçlar ve bazı ara ifadeler cümlenin ögesi olmayabilir. Bunların bir bölümü cümle dışı unsurdur.
Her ara sözü cümle dışı unsur kabul etmek
Ara söz bazen bir ögenin açıklayıcısıdır:
Mehmet, sınıfın en sessiz öğrencisi, yarışmayı kazandı.
Burada “sınıfın en sessiz öğrencisi”, özne olan “Mehmet”in açıklayıcısıdır. Ara sözleri yalnızca noktalama işaretlerine bakarak sınıflandırmak doğru değildir.
Cümlenin ögelerini bulurken uygulanabilecek temel yöntem böylece birkaç noktada toplanır:
Önce yüklemi bul. Soruları yükleme yönelt. Özneyi nesneden önce belirle. Söz gruplarını parçalama. Yalnızca eke veya soru kalıbına bakarak karar verme.
Bu yöntem yerleştiğinde uzun cümleler bile sözcükleri tek tek tahmin ederek değil, yüklem çevresindeki ilişkileri çözerek ögelerine ayrılabilir.
Ögelerin cümledeki dizilişinin anlam ve vurgu üzerindeki etkisi ise [ Cümlede Vurgu ] konusunda ayrıca incelenebilir.
Kaynaklar
MEB OGM – TYT Türkçe Konu Özetleri: Cümlenin Ögeleri
MEB OGM – Türk Dili ve Edebiyatı Eğitim Materyali: Cümlenin Ögeleri