Bir cümleyi “fiil cümlesi” diye adlandırmak, onun bütün özelliklerini söylemek için yeterli değildir. Aynı cümle yükleminin yerine göre kurallı, anlamına göre olumsuz, yapısına göre de basit olabilir. Çünkü cümle türleri, tek bir ölçüte değil farklı özelliklere göre belirlenir.
Örneğin:
“Çocuklar bugün bahçede oynamadı.”
Bu cümleye dört farklı açıdan bakabiliriz:
- Yüklemi “oynamadı” çekimli bir fiil olduğu için fiil cümlesidir.
- Yüklem sonda bulunduğu için kurallı cümledir.
- Oynama eyleminin gerçekleşmediğini bildirdiği için olumsuz cümledir.
- Tek yargı taşıdığı ve yan cümlecik oluşturacak bir yapı bulunmadığı için basit cümledir.
Bu nedenle cümle çeşitlerini öğrenirken türleri tek tek ezberlemekten çok, hangi ölçüte göre sınıflandırma yapıldığını anlamak gerekir. Cümle türlerini doğru belirlemenin yolu önce yüklemi bulmak, ardından cümleyi tür, yer, anlam ve yapı bakımından ayrı ayrı incelemektir.

İçindekiler
- Cümle Türleri Nedir?
- Cümle Türleri Nelerdir?
- Yüklemin Türüne Göre Cümleler
- Yüklemin Yerine Göre Cümleler
- Anlamına Göre Cümleler
- Yapısına Göre Cümleler
- Bir Cümle Birden Fazla Türe Girebilir mi?
- Cümle Türleri Nasıl Bulunur?
- Cümle Türleri Örnekleri
- Cümle Türlerinde En Çok Karıştırılan Durumlar
1. Cümle Türleri Nedir?
Cümle türleri, cümlelerin belirli özelliklerine göre gruplandırılmasıyla ortaya çıkan sınıflardır. Bir cümlenin yükleminin isim ya da fiil olması, yüklemin cümlede bulunduğu yer, cümlenin taşıdığı anlam ve yapısal özellikleri farklı sınıflandırmalar oluşturur.
Bu nedenle “Bu cümle hangi türdür?” sorusuna cevap vermeden önce aslında şu soruyu sormak gerekir:
Hangi özelliğine göre?
Örneğin:
“Babam bu sabah erkenden işe gitti.”
cümlesinin yüklemi “gitti”dir.
Yüklemin türüne baktığımızda cümle fiil cümlesidir. Yüklem cümlenin sonunda bulunduğu için kurallı cümledir. Gitme eyleminin gerçekleştiği bildirildiğinden anlamına göre olumlu cümledir. Yapısı incelendiğinde ise tek yargılı, yan cümlecik içermeyen bir yapı görülür.
Görüldüğü gibi bir cümleye verilen ad, hangi özelliğinin incelendiğine göre değişmektedir.
Burada Yüklem belirleyici bir role sahiptir. Özellikle yüklemin türüne ve yerine göre yapılan sınıflandırmalarda doğru sonuca ulaşmak için önce yüklemin doğru belirlenmesi gerekir.
2. Cümle Türleri Nelerdir?
Türkçede cümleler genel olarak yüklemin türüne, yüklemin yerine, anlamına ve yapısına göre sınıflandırılır.
Temel görünüm şöyledir:
| Sınıflandırma ölçütü | Cümle çeşitleri |
|---|---|
| Yüklemin türüne göre | İsim cümlesi, fiil cümlesi |
| Yüklemin yerine göre | Kurallı cümle, devrik cümle, eksiltili cümle |
| Anlamına göre | Olumlu cümle, olumsuz cümle, soru cümlesi, ünlem cümlesi |
| Yapısına göre | Basit cümle, birleşik cümle, sıralı cümle, bağlı cümle |
Bu tabloyu ezberlenecek bir terim listesi olarak görmek yerine dört ayrı sorunun cevabı olarak düşünmek daha kullanışlıdır:
Yüklem hangi türden?
→ İsim mi, fiil mi?
Yüklem nerede?
→ Sonda mı, başka bir yerde mi, açıkça söylenmemiş mi?
Cümle nasıl bir anlam taşıyor?
→ Olumlu mu, olumsuz mu, soru mu, ünlem mi?
Cümle nasıl kurulmuş?
→ Yargıların ve yan yapıların ilişkisi nasıl?
Burada farklı ölçütlere ait türleri birbirinin alternatifi olarak düşünmemek gerekir.
Örneğin “isim cümlesi mi, fiil cümlesi mi?” sorusu aynı sınıflandırmanın iki seçeneğini karşılaştırır. Fakat:
“Fiil cümlesi mi, devrik cümle mi?”
şeklindeki bir karşılaştırma doğru değildir. Çünkü “fiil cümlesi” yüklemin türüyle, “devrik cümle” ise yüklemin yeriyle ilgilidir.
Bu ayrım anlaşıldığında cümle türleri konusu çok daha sistemli hâle gelir.
3. Yüklemin Türüne Göre Cümleler
Bir cümle yükleminin türüne göre incelendiğinde isim cümlesi veya fiil cümlesi olarak değerlendirilir.
Bu sınıflandırmanın ayrıntıları Yüklemine Göre Cümleler konusunda ele alınır.
Fiil cümlesi
Yüklemi çekimli bir fiil olan cümleye fiil cümlesi denir.
“Kuşlar birden havalandı.”
Yüklem “havalandı” sözcüğüdür. “Havalanmak” bir fiil olduğundan bu cümle yüklemin türüne göre fiil cümlesidir.
Başka bir örnek:
“Sabah erkenden yola çıkacağız.”
“Çıkacağız” çekimli bir fiildir. Dolayısıyla bu cümle de fiil cümlesidir.
Burada belirleyici olan cümlede herhangi bir fiilin bulunması değil, yüklemin fiil olmasıdır. Özellikle fiilimsilerin bulunduğu cümlelerde bu ayrım önem kazanır.
Konunun ayrıntıları [ Fiil Cümlesi ] başlığında incelenebilir.
İsim cümlesi
Yüklemi isim veya isim soylu bir sözcük olan cümleye isim cümlesi denir.
“Bu odanın en güzel yanı manzarasıdır.”
Yüklem “manzarasıdır” sözcüğüdür ve isim soyludur. Bu nedenle cümle isim cümlesidir.
Bir başka örnek:
“Bugün hava oldukça sıcak.”
Bu cümlede “sıcak” yüklem görevindedir. Dolayısıyla cümle yüklemin türüne göre isim cümlesidir.
İsim cümlesini belirlerken de cümlede başka fiil veya fiilimsilerin bulunup bulunmadığından önce yüklemin hangi türden olduğuna bakılır.
İsim cümlelerinin özellikleri ve fiil cümlelerinden ayrıldığı noktalar [ İsim Cümlesi ] konusunda ayrıntılı olarak ele alınabilir.
4. Yüklemin Yerine Göre Cümleler
Cümleyi bu kez yüklemin türüne değil, cümlede bulunduğu yere göre inceleriz.
Yüklemin yerine göre yapılan sınıflandırmada kurallı ve devrik cümleler temel ayrımı oluşturur; eğitim materyallerinde eksiltili cümle de bu başlık altında ele alınabilmektedir.
Konunun bütünü [ Yüklemin Yerine Göre Cümleler ] başlığında ayrıntılı olarak incelenebilir.
Kurallı cümle
Yüklemi cümlenin sonunda bulunan cümlelere kurallı cümle denir.
“Çocuklar okuldan sonra parka gittiler.”
Yüklem “gittiler” sözcüğüdür ve cümlenin sonunda yer almaktadır. Bu nedenle cümle kurallıdır.
Kurallı cümlede bütün ögelerin değişmez bir sıraya göre dizilmesi gerektiğini düşünmek doğru değildir. Bu sınıflandırmada temel ölçüt yüklemin sonda bulunmasıdır.
Farklı örnekler ve kurallı–devrik cümle ayrımı [ Kurallı Cümle ] konusunda ayrıntılı biçimde incelenebilir.
Devrik cümle
Yüklemi cümlenin sonunda bulunmayan cümlelere devrik cümle denir.
“Bekliyorum seni kapının önünde.”
Yüklem “bekliyorum” sözcüğüdür ve cümlenin sonunda değildir. Dolayısıyla bu cümle devriktir.
Bir cümlenin devrik olması onun yanlış veya anlatım bakımından bozuk olduğu anlamına gelmez. Devrik yapılar günlük konuşmada, şiirde ve edebî anlatımda doğal biçimde kullanılabilir.
Örneğin:
“Geldi sonunda beklediğimiz haber.”
cümlesinde yüklem “geldi”dir ve sonda bulunmadığı için cümle devriktir.
Konunun ayrıntıları [ Devrik Cümle ] sayfasında ele alınabilir.
Eksiltili cümle
Yüklemi açıkça söylenmemiş ancak anlamın bağlamdan tamamlanabildiği yapılara eksiltili cümle denir.
“Bir yanda deniz, öte yanda yemyeşil dağlar…”
Burada açıkça söylenmiş bir yüklem bulunmaz. Buna rağmen anlatılmak istenen durum anlaşılabilir.
Eksiltili cümleyi “yanlışlıkla yüklemi unutulmuş cümle” olarak düşünmemek gerekir. Eksiltme, anlatımın bilinçli bir özelliği olabilir.
Eksiltili yapıların nasıl anlaşılacağı ve benzer kullanımlardan nasıl ayrılacağı [ Eksiltili Cümle ] konusunda ayrıntılı olarak incelenebilir.
5. Anlamına Göre Cümleler
Cümleleri anlam özelliklerine göre incelerken yüklemde bildirilen yargının gerçekleşip gerçekleşmediğine ve cümlenin soru ya da ünlem özelliği taşıyıp taşımadığına bakılır.
Bu çerçevede olumlu, olumsuz, soru ve ünlem cümlesi gibi türlerle karşılaşılır.
Konunun genel yapısı [ Anlamına Göre Cümleler ] başlığında ayrıntılı biçimde ele alınır.
Olumlu cümle
Yüklemde bildirilen yargının gerçekleştiğini veya söz konusu durumun var olduğunu anlatan cümleler olumlu cümle olarak değerlendirilir.
“Bahçedeki erik ağacı bu yıl çok büyüdü.”
Büyüme eyleminin gerçekleştiği bildirilmektedir. Bu nedenle cümle anlamına göre olumludur.
“Bu sokak geceleri çok sessizdir.”
Burada da bir durumun varlığı bildirildiği için cümle olumludur.
Ancak olumlu cümleleri belirlerken yalnızca belirli bir ekin bulunup bulunmadığına bakmak yeterli değildir. Cümlenin taşıdığı anlam da dikkate alınmalıdır.
Bu ayrıntılar [ Olumlu Cümle ] konusunda daha geniş biçimde incelenebilir.
Olumsuz cümle
Yargının gerçekleşmediğini veya söz konusu durumun bulunmadığını bildiren cümleler olumsuz cümle olarak değerlendirilir.
“Otobüs henüz gelmedi.”
Gelme eyleminin gerçekleşmediği bildirildiği için cümle olumsuzdur.
“Bu çanta benim değil.”
Burada da olumsuz bir yargı bulunmaktadır.
Fakat biçim ile anlam her zaman birebir örtüşmeyebilir.
Örneğin:
“Ne arayan var ne soran.”
cümlesinde yüklemlerin biçiminden çok cümlenin bütünüyle verdiği olumsuz anlam dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle olumlu–olumsuz ayrımının incelikleri [ Olumsuz Cümle ] konusunda ayrıca ele alınabilir.
Soru cümlesi
Soru anlamı taşıyan cümlelere soru cümlesi denir.
“Yarın bizimle gelecek misin?”
Bu örnekte soru anlamının oluşmasında “mi” görev almaktadır.
Ancak soru cümlesi oluşturmanın tek yolu soru eki değildir:
“Bu kitabı kim getirdi?”
Bu cümlede “mi” bulunmaz. Soru anlamı “kim” sözcüğüyle sağlanmıştır.
Benzer şekilde:
“Toplantı ne zaman başlayacak?”
cümlesi de soru anlamı taşır.
Dolayısıyla [ Soru Cümlesi ] ile Soru Eki aynı konu değildir. Soru cümlesi cümlenin taşıdığı soru anlamıyla, soru eki ise “mı, mi, mu, mü”nün dil bilgisel kullanımıyla ilgilidir.
Ünlem cümlesi
Sevinç, korku, şaşma, heyecan, kızgınlık veya seslenme gibi güçlü duygu ve tepkilerin öne çıktığı cümleler ünlem cümlesi olarak değerlendirilebilir.
“Eyvah, anahtarları evde unuttum!”
“Ne güzel bir manzara!”
Bu noktada ünlem cümlesi ile ünlem işaretinin aynı kavram olmadığına dikkat etmek gerekir.
Ünlem cümlesi cümlenin anlam ve söyleyiş özelliğiyle, ünlem işareti ise noktalama sistemiyle ilgilidir.
Konunun ayrıntıları [ Ünlem Cümlesi ] sayfasında ele alınabilir.
6. Yapısına Göre Cümleler
Cümleleri yapısına göre sınıflandırırken yalnızca cümlenin uzunluğuna veya sözcük sayısına bakılmaz. Yargı sayısı, yan cümlecikler, fiilimsiler ve cümlelerin birbirine bağlanma biçimi önem kazanır.
Temel sınıflandırmada basit, birleşik, sıralı ve bağlı cümle ayrımıyla karşılaşılır.
Bu konunun ayrıntıları [ Yapısına Göre Cümleler ] başlığında ele alınır.
Basit cümle
Tek yargı taşıyan ve yan cümleciği bulunmayan cümleler basit cümle olarak değerlendirilir.
“Kardeşim odasında kitap okuyor.”
Cümlenin yüklemi “okuyor”dur ve cümlede yan yargı oluşturan bir yapı bulunmamaktadır.
Cümlenin kısa veya uzun olması tek başına basit olup olmadığını belirlemez.
Örneğin:
“Kardeşim dün akşam odasında büyük bir dikkatle yeni kitabını okuyordu.”
ilk örnekten çok daha uzundur. Buna rağmen uzunluk, cümleyi kendiliğinden birleşik yapmaz.
Basit cümlenin ayrıntılı özellikleri [ Basit Cümle ] konusunda incelenebilir.
Birleşik cümle
Bir temel cümleyle birlikte yan cümlecik veya yan yargı taşıyan yapılar birleşik cümle başlığında değerlendirilir.
Örneğin:
“Eve gelince seni ararım.”
cümlesinde “gelince” zarf-fiili yan cümlecik oluştururken temel yargı “ararım” yükleminde bulunmaktadır.
Birleşik cümle konusu; girişik birleşik, şartlı birleşik ve iç içe birleşik gibi alt sınıflandırmalar nedeniyle oldukça geniştir. Bu nedenle ayrıntılı türleri burada çoğaltmak yerine [ Birleşik Cümle ] sayfasında ele almak daha doğru olur.
Fiilimsilerle kurulan yapıların anlaşılmasında Fiilimsiler konusu da önemlidir.
Sıralı cümle
Birden fazla cümlenin virgül veya noktalı virgülle art arda sıralandığı yapılar sıralı cümle olarak değerlendirilir.
“Kapı açıldı, çocuklar bahçeye koştu.”
Burada:
açıldı
ve
koştu
olmak üzere iki yüklem ve iki yargı vardır.
Sıralı cümlelerin bağımlı ve bağımsız olarak değerlendirilmesi gibi daha ayrıntılı özellikleri [ Sıralı Cümle ] konusunda incelenebilir.
Bağlı cümle
Birden fazla cümlenin bağlaçlarla birbirine bağlandığı yapılar bağlı cümle olarak değerlendirilir.
“Kapıyı açtı ve dışarı çıktı.”
Cümlede “açtı” ve “çıktı” olmak üzere iki yüklem vardır. Bu iki yargı “ve” bağlacıyla birbirine bağlanmıştır.
Ancak bir cümlede bağlaç bulunması tek başına onun bağlı cümle olduğunu göstermez. Bağlacın sözcükleri mi yoksa ayrı yargıları mı birbirine bağladığına da bakılmalıdır.
Konunun ayrıntıları [ Bağlı Cümle ] sayfasında ele alınabilir.
7. Bir Cümle Birden Fazla Türe Girebilir mi?
Evet. Cümle türleri konusunda anlaşılması gereken en önemli noktalardan biri budur:
Bir cümle yalnızca tek bir türe ait olmak zorunda değildir.
Aynı cümle, hangi özelliği inceleniyorsa ona göre farklı bir ad alabilir.
Şu cümleye bakalım:
“Mert bugün okula gelmedi.”
| İnceleme ölçütü | Cümlenin türü | Gerekçe |
|---|---|---|
| Yüklemin türüne göre | Fiil cümlesi | “Gelmedi” çekimli fiildir. |
| Yüklemin yerine göre | Kurallı cümle | Yüklem cümlenin sonundadır. |
| Anlamına göre | Olumsuz cümle | Gelme eyleminin gerçekleşmediği bildirilmektedir. |
| Yapısına göre | Basit cümle | Tek yargılıdır ve yan cümlecik yoktur. |
Burada “fiil cümlesi”, “kurallı cümle” ve “olumsuz cümle” birbirinin rakibi değildir. Her biri cümlenin başka bir özelliğini gösterir.
Bu ayrımı daha açık görmek için aynı cümlede küçük bir değişiklik yapalım:
“Bugün gelmedi Mert okula.”
Yüklem yine “gelmedi”dir. Dolayısıyla yüklemin türüne göre cümle hâlâ fiil cümlesidir. Gelme eylemi gerçekleşmediği için olumsuz cümle olma özelliği de değişmemiştir.
Fakat yüklem artık cümlenin sonunda değildir.
Bu nedenle yüklemin yerine göre cümle devrik cümle hâline gelmiştir.
Başka bir örneğe bakalım:
“Bu kasaba kışın çok sakindir.”
Bu cümle:
- yüklemin türüne göre isim cümlesi,
- yüklemin yerine göre kurallı cümle,
- anlamına göre olumlu cümle,
- yapısına göre basit cümledir.
Dolayısıyla bir soruda “Bu cümlenin türü nedir?” denildiğinde seçeneklere veya sorunun bağlamına bakmadan cevap vermek doğru değildir. Önce hangi sınıflandırmanın sorulduğu anlaşılmalıdır.
Aynı cümlede yalnız bir özellik değişebilir
Cümle türleri arasındaki ilişkiyi anlamanın en kolay yollarından biri, birbirine benzeyen cümleleri karşılaştırmaktır.
“Ayşe bugün toplantıya katıldı.”
“Ayşe bugün toplantıya katılmadı.”
İlk cümlede katılma eylemi gerçekleştiği için cümle olumludur. İkinci cümlede eylemin gerçekleşmediği bildirildiğinden cümle olumsuzdur.
Buna karşılık ikisi de yüklemin türüne göre fiil, yüklemin yerine göre kurallı cümledir.
Şimdi:
“Ayşe bugün toplantıya katıldı.”
ile:
“Bugün toplantıya katıldı Ayşe.”
cümlelerini karşılaştıralım.
İkisinin de yüklemi “katıldı”dır ve ikisinde de katılma eyleminin gerçekleştiği bildirilmektedir.
Değişen özellik yalnızca yüklemin yeridir.
İlk cümle kurallı, ikinci cümle devriktir.
Bu karşılaştırmalar cümle türlerinin neden farklı ölçütlere göre incelendiğini açıkça gösterir.
Kısa kural: “Bu cümle hangi tür?” diye düşünmek yerine “Bu cümle hangi özelliğine göre hangi tür?” sorusunu sormak daha güvenlidir.
8. Cümle Türleri Nasıl Bulunur?
Uzun bir cümle görüldüğünde bütün türleri aynı anda düşünmeye çalışmak işleri zorlaştırabilir. Daha güvenli olan, belirli bir sırayla ilerlemektir.
Şu çözüm yolu kullanılabilir:
Yüklemi bul → Yüklemin türünü belirle → Yüklemin yerine bak → Anlamı incele → Yapıyı çözümle
Şimdi bunu bir örnek üzerinde uygulayalım:
“Arkadaşım dün bize güzel bir haber verdi.”
Önce yüklemi bulun
Cümlede bildirilen temel yargı “verdi” sözcüğündedir.
Yüklem: verdi
Cümle türlerini belirlerken yüklemin doğru bulunması kritik öneme sahiptir. Yüklemi yanlış belirlemek, özellikle yüklemin türüne ve yerine göre yapılacak sınıflandırmaların da yanlış çıkmasına neden olur.
Bu noktada gerekirse Yüklem konusundaki yöntem kullanılabilir.
Yüklemin isim mi fiil mi olduğuna bakın
“Verdi”, “vermek” fiilinin çekimli biçimidir.
Dolayısıyla:
Yüklemin türüne göre → Fiil cümlesi
Cümlede başka isim veya fiillerin bulunması sonucu değiştirmez. Belirleyici olan yüklem görevindeki sözcüktür.
Yüklemin cümledeki yerini belirleyin
Cümlemiz:
“Arkadaşım dün bize güzel bir haber verdi.”
Yüklem olan “verdi” cümlenin sonundadır.
Dolayısıyla:
Yüklemin yerine göre → Kurallı cümle
Aynı sözleri:
“Verdi arkadaşım dün bize güzel bir haber.”
biçiminde sıraladığımızda yüklem sonda bulunmayacağı için bu ölçüte göre sonuç değişir.
Cümlenin taşıdığı anlamı inceleyin
“Arkadaşım dün bize güzel bir haber verdi.” cümlesinde haber verme eyleminin gerçekleştiği bildirilmektedir.
Dolayısıyla:
Anlamına göre → Olumlu cümle
Cümleyi:
“Arkadaşım dün bize haber vermedi.”
biçimine dönüştürdüğümüzde ise eylemin gerçekleşmediği bildirilir ve anlamına göre sınıflandırma değişir.
Son olarak yapısını değerlendirin
Bu aşamada yalnızca yüklem sayısına değil, yan yargı ve yan cümlecik oluşturabilecek yapılara da bakılmalıdır.
“Arkadaşım dün bize güzel bir haber verdi.” cümlesinde tek yargı vardır ve yan cümlecik bulunmaz.
Dolayısıyla:
Yapısına göre → Basit cümle
Böylece tek cümleden dört farklı sonuç elde etmiş olduk:
Fiil + Kurallı + Olumlu + Basit
Cümle türlerini bulurken bütün ögeleri çıkarmak gerekir mi?
Her zaman gerekmez.
Cümle türleri ile Cümlenin Ögeleri birbiriyle ilişkili olsa da aynı konu değildir.
Örneğin yalnızca “yüklemin türüne göre” sınıflandırma isteniyorsa özne, nesne, dolaylı tümleç ve zarf tümlecinin tamamını bulmak zorunda değiliz. Öncelikle yüklemi doğru belirlemek ve onun isim mi fiil mi olduğuna bakmak yeterlidir.
Sorunun istediğinden daha fazla çözümleme yapmak bazen işi kolaylaştırmak yerine karıştırabilir.
Soruda hangi sınıflandırmanın istendiğini nasıl anlarız?
Sorudaki ifadeler önemli ipuçları verir:
“Yüklemin türüne göre” deniyorsa
→ İsim / Fiil
“Yüklemin yerine göre” deniyorsa
→ Kurallı / Devrik / Eksiltili
“Anlamına göre” deniyorsa
→ Olumlu / Olumsuz / Soru / Ünlem
“Yapısına göre” deniyorsa
→ Basit / Birleşik / Sıralı / Bağlı
Bu dört eşleştirme zihinde netleştiğinde birçok cümle türü sorusu çok daha kolay çözülebilir.
9. Cümle Türleri Örnekleri
Cümle türlerini öğrenirken yalnızca “Bu bir devrik cümledir.” veya “Bu bir olumsuz cümledir.” gibi tek yönlü örnekler görmek yeterli olmayabilir.
Daha öğretici olan, aynı cümleyi birden fazla ölçüte göre çözümlemektir.
| Cümle | Yüklemin türüne göre | Yüklemin yerine göre | Anlamına göre | Yapısına göre |
|---|---|---|---|---|
| Deniz bugün çok sakindi. | İsim | Kurallı | Olumlu | Basit |
| Çocuklar henüz dönmedi. | Fiil | Kurallı | Olumsuz | Basit |
| Çok özledim eski günleri. | Fiil | Devrik | Olumlu | Basit |
| Bu soruyu kim çözdü? | Fiil | Kurallı | Soru | Basit |
| Ne güzel kokuyor çiçekler! | Fiil | Devrik | Ünlem | Basit |
| Güneş battı, sokaklar sessizleşti. | Fiil | Kurallı* | Olumlu | Sıralı |
| Kapıyı açtı ve dışarı çıktı. | Fiil | Kurallı* | Olumlu | Bağlı |
*Birden fazla yargı bulunan yapılarda her cümlenin yüklemi kendi bulunduğu yapı içinde değerlendirilmelidir.
Şimdi bazı örneklerin neden bu şekilde sınıflandırıldığına bakalım.
“Deniz bugün çok sakindi.”
Yüklem “sakindi” sözcüğüdür.
“Sakin” isim soylu olduğu için cümle isim cümlesidir.
Yüklem sonda bulunduğu için kurallı, bildirilen durumun varlığı söz konusu olduğu için olumlu cümledir. Cümlede yan cümlecik oluşturacak bir yapı bulunmadığından yapı bakımından basittir.
“Çocuklar henüz dönmedi.”
Yüklem:
“dönmedi”
sözcüğüdür.
“Dönmek” fiil olduğundan cümle fiil cümlesidir. Yüklem sonda bulunduğu için kurallıdır. Dönme eyleminin gerçekleşmediği bildirildiğinden cümle olumsuzdur.
Burada üç farklı adlandırma aynı cümle için aynı anda kullanılmaktadır.
“Çok özledim eski günleri.”
Yüklem:
“özledim”
sözcüğüdür.
Çekimli fiil olduğu için cümle fiil cümlesidir. Ancak yüklem cümlenin sonunda bulunmadığı için cümle devriktir.
Özleme eyleminin gerçekleştiği bildirildiğinden anlamına göre olumludur.
Dolayısıyla aynı cümle:
Fiil cümlesi + Devrik cümle + Olumlu cümle
özelliklerini birlikte taşır.
“Bu soruyu kim çözdü?”
“Çözdü” çekimli fiildir ve sonda bulunduğu için cümle yüklemin türüne göre fiil, yüklemin yerine göre kurallıdır.
Cümlenin amacı bir bilgi edinmek olduğu ve soru anlamı “kim” sözcüğüyle sağlandığı için aynı zamanda soru cümlesidir.
Bu örnek, soru cümlesi oluşturmak için mutlaka “mi” kullanılmasının gerekmediğini gösterir.
“Ne güzel kokuyor çiçekler!”
Yüklem “kokuyor” sözcüğüdür.
Çekimli fiil olduğu için fiil cümlesi, sonda bulunmadığı için devrik cümledir.
Cümlede hayranlık ve güçlü bir duygu öne çıktığından ünlem cümlesi özelliği de gösterir.
“Güneş battı, sokaklar sessizleşti.”
Bu örnekte:
battı
ve
sessizleşti
olmak üzere iki ayrı yüklem ve iki yargı vardır.
İki cümle virgülle sıralandığından yapı bakımından sıralı cümle ortaya çıkmıştır.
Bu örnek, yapısına göre sınıflandırmada yalnızca son yükleme bakmanın neden yeterli olmadığını gösterir.
“Kapıyı açtı ve dışarı çıktı.”
Bu kez:
açtı
ve
çıktı
olmak üzere iki yüklem vardır.
İki yargı “ve” bağlacıyla birbirine bağlandığı için yapı bakımından bağlı cümledir.
Son iki örnek, yapısına göre cümleleri belirlerken yargıların birbirleriyle nasıl ilişkilendirildiğine de bakılması gerektiğini gösterir.
10. Cümle Türlerinde En Çok Karıştırılan Durumlar
Cümle türleri sorularındaki hataların önemli bir bölümü kavramların bilinmemesinden değil, farklı sınıflandırma ölçütlerinin birbirine karıştırılmasından kaynaklanır.
Fiil veya fiilimsi bulunan her cümle fiil cümlesi değildir
Bir cümlenin içinde fiil kökenli bir sözcük görmek, cümlenin fiil cümlesi olduğunu göstermek için yeterli değildir.
Belirleyici olan yüklemin türüdür.
Özellikle Fiilimsiler bulunan uzun cümlelerde önce yüklem belirlenmeli, ardından yüklemin isim mi fiil mi olduğuna bakılmalıdır.
İsim cümlesi yalnızca isimlerden oluşmaz
İsim cümlesi denildiğinde bazen cümlenin bütün sözcüklerinin isim olması gerektiği düşünülür. Oysa sınıflandırmada belirleyici olan yine yüklemdir.
“Çocuklar sabahtan beri bahçede çok neşeliydi.”
Cümlede farklı görevlerde sözcükler bulunmasına rağmen yüklem isim soylu “neşeli” üzerine kurulduğu için cümle yüklemin türüne göre isim cümlesidir.
Dolayısıyla:
İsim cümlesi = yalnız isimlerden oluşan cümle
şeklinde bir kural yoktur.
Devrik cümle anlatım bozukluğu değildir
“Bekledim seni bütün gece.”
Bu cümlede yüklem “bekledim”dir ve cümlenin sonunda bulunmadığı için yapı devriktir.
Ancak devriklik tek başına cümlenin yanlış olduğu anlamına gelmez. Özellikle şiirde, edebî metinlerde ve konuşma dilinde yüklemin farklı yerlere getirilmesi anlatımın ritmini, vurgusunu veya etkisini değiştirebilir.
Dolayısıyla:
Devrik cümle = yanlış cümle
eşleştirmesi yapılmamalıdır.
Eksiltili cümle ile anlatım bozukluğunu karıştırmayın
“Bir tarafta deniz, diğer tarafta dağlar…”
Bu yapıda açıkça söylenmiş bir yüklem bulunmasa da anlatılmak istenen durum sezilebilir.
Eksiltili cümlede yüklemin veya bazı unsurların söylenmemesi bilinçli bir anlatım özelliği olabilir. Bu nedenle eksiltili cümleyi yalnızca “yüklemi unutulmuş cümle” şeklinde tanımlamak yanıltıcıdır.
Ayrıntılı ayrım [ Eksiltili Cümle ] konusunda ele alınabilir.
Soru cümlesinde mutlaka “mi” bulunmaz
“Yarın bizimle gelecek misin?”
cümlesinde soru anlamı “mi” ile sağlanmıştır.
Fakat:
“Bu kitabı kim getirdi?”
cümlesinde “mi” bulunmadığı hâlde açık bir soru anlamı vardır.
“Ne, nasıl, neden, kaç, nerede, ne zaman” gibi soru sözcükleri de soru anlamının oluşmasını sağlayabilir.
Bu nedenle [ Soru Cümlesi ] ile Soru Eki birbirinden ayrılmalıdır.
Soru biçimindeki her cümle yalnızca bilgi istemez
Şu örneğe bakalım:
“Ben sana bunu söylemedim mi?”
Cümle soru biçimi taşır. Ancak bağlama göre konuşanın gerçekten bilgi istemesinden çok hatırlatma, sitem veya vurgu amacı öne çıkabilir.
Bu nedenle anlam özellikleri değerlendirilirken yalnızca soru işaretine veya tek bir sözcüğe değil, cümlenin bütününe ve kullanım bağlamına bakmak gerekir.
Ünlem cümlesi ile ünlem işareti aynı şey değildir
“Eyvah, otobüsü kaçırdık!”
cümlesinde telaş veya üzüntü gibi güçlü bir duygu vardır.
Ünlem cümlesi cümlenin taşıdığı duygu ve söyleyiş özelliğiyle ilgilidir. Ünlem işareti ise yazıda kullanılan bir noktalama işaretidir.
Bu nedenle:
Ünlem cümlesi = sonunda ünlem işareti bulunan her cümle
şeklinde mekanik bir kural kurulması doğru değildir.
Olumlu ve olumsuz cümlelerde yalnızca eke bakmak yanıltabilir
Başlangıç düzeyinde “-ma/-me varsa olumsuzdur” düşüncesi birçok örnekte işe yarasa da bütün cümleleri çözmek için yeterli değildir.
Örneğin:
“Bu işi yapamayacak değilim.”
Cümlede olumsuzluk bildiren yapılar bulunmasına rağmen bütün cümlenin verdiği anlam olumludur.
Benzer şekilde:
“Ne arayan var ne soran.”
örneğinde yüklemlerde açık bir olumsuzluk eki bulunmamasına rağmen cümlenin taşıdığı anlam olumsuzdur.
Bu nedenle [ Olumlu Cümle ] ve [ Olumsuz Cümle ] ayrımında biçim kadar anlam da dikkate alınmalıdır.
Yapısına göre cümlelerde sözcük sayısı ölçüt değildir
Uzun bir cümle mutlaka birleşik, sıralı veya bağlı; kısa bir cümle de mutlaka basit değildir.
Örneğin:
“Sabah erkenden evden çıktı.”
kısa bir cümledir.
Buna karşılık:
“Arkadaşım dün sabah erkenden büyük bir heyecanla yeni okuluna gitti.”
çok daha fazla sözcük içerir. Buna rağmen tek yargılı ve yan cümleciksiz olduğu için uzunluğu onu kendiliğinden birleşik cümle yapmaz.
Öte yandan:
“Seni görünce sevindim.”
yalnız üç sözcükten oluşmasına rağmen “görünce” zarf-fiiliyle kurulan yan cümlecik nedeniyle yapı bakımından basit cümle gibi değerlendirilmez.
Bu nedenle yapısına göre sınıflandırmada sözcük sayısı yerine yargı ve yan cümlecik yapısına bakılmalıdır.
Farklı sınıflandırmalar birbirinin karşıtı değildir
Bir başka yaygın hata, farklı ölçütlere ait terimleri birbirinin karşıtı sanmaktır.
Örneğin:
Fiil cümlesi ↔ İsim cümlesi
aynı sınıflandırma ölçütündedir.
Olumlu cümle ↔ Olumsuz cümle
de aynı ölçüt altında karşılaştırılabilir.
Fakat:
Fiil cümlesi ↔ Devrik cümle
veya:
Olumsuz cümle ↔ Birleşik cümle
şeklinde karşılaştırmalar yapılamaz.
Çünkü bunlar farklı soruların cevaplarıdır.
Cümle türlerini öğrenirken kullanılabilecek en pratik kontrol dört temel soruya dayanır:
1. Yüklem isim mi, fiil mi?
→ Yüklemin türüne göre sınıflandırmayı gösterir.
2. Yüklem nerede?
→ Yüklemin yerine göre sınıflandırmayı gösterir.
3. Cümlenin taşıdığı yargı ve anlam nedir?
→ Anlamına göre sınıflandırmayı belirlemeye yardım eder.
4. Cümlenin yargı ve yan cümlecik yapısı nasıl kurulmuş?
→ Yapısına göre sınıflandırmayı belirler.
Örneğin:
“Çocuklar dün akşam eve dönmedi.”
cümlesini bu yöntemle inceleyelim:
Yüklem: dönmedi
Yüklemin türü: fiil → Fiil cümlesi
Yüklemin yeri: sonda → Kurallı cümle
Anlamı: eylem gerçekleşmemiş → Olumsuz cümle
Yapısı: tek yargılı ve yan cümleciksiz → Basit cümle
Böylece uzun bir terim listesini ezberlemek yerine her cümlede aynı çözüm yolunu kullanabiliriz.
Cümle türleri konusunun temel mantığı da burada ortaya çıkar: Bir cümlenin türünü belirlemek, ona tek bir etiket yapıştırmak değil; cümleyi farklı ölçütlerle incelemektir. Yüklemin türü, yüklemin yeri, anlam ve yapı birbirinden ayrıldığında isim–fiil, kurallı–devrik, olumlu–olumsuz veya basit–birleşik gibi kavramların birbirine karışması büyük ölçüde önlenir.
Bu nedenle özellikle cümle türleri sorularında cevabı aramadan önce:
“Benden hangi sınıflandırma isteniyor?”
sorusunu sormak, doğru sonuca ulaşmanın en önemli adımlarından biridir.