“Çocuklar bahçede oynuyor.” cümlesinde yüklemi bulmak kolaydır: oynuyor.
Peki “En sevdiğim mevsim ilkbahardır.” cümlesinde yüklem hangisidir? Burada hareket bildiren bir fiil yoktur ama cümle yine de tamamlanmış bir yargı taşır. Yüklem ilkbahardır sözüdür.
Bir de “Bu davranışı beni hayal kırıklığına uğrattı.” cümlesini düşünelim. Burada yalnızca son sözcüğe bakmak yeterli olmaz; hayal kırıklığına uğrattı anlamca bütünlük taşıyan yüklemdir.
Bu örnekler, yüklemi bulmak için “cümlenin sonundaki fiili ara” şeklinde bir ezberin neden yeterli olmadığını gösterir. Yüklem, cümlenin yargısını taşıyan temel ögedir. Çekimli bir fiilden oluşabileceği gibi isim soylu bir sözcükten veya bir söz grubundan da oluşabilir.
Üstelik Cümlenin Ögeleri belirlenirken çözümlemeye yüklemden başlanır. Çünkü özne, nesne ve tümleçleri bulmak için sorular yükleme yöneltilir.

İçindekiler
- Yüklem Nedir?
- Yüklem Nasıl Bulunur?
- Yüklemin Özellikleri Nelerdir?
- Yüklem Türleri Nelerdir?
- Fiil Yüklemi Nedir?
- İsim Yüklemi Nedir?
- Yüklem Birden Fazla Sözcükten Oluşabilir mi?
- Fiilimsiler Yüklem Olabilir mi?
- Yüklem Cümlenin Neresinde Bulunur?
- Yüklemi Bulmak İçin Hangi Soru Sorulur?
- Yüklem ile Fiil Aynı Şey midir?
- Bir Cümlede Birden Fazla Yüklem Olabilir mi?
- Yüklemsiz Cümle Olur mu?
- Cümlelerde Yüklemi Birlikte Bulalım
- Yüklem Bulurken En Çok Yapılan Hatalar
1. Yüklem Nedir?
Yüklem, cümlede iş, oluş, hareket, durum, duygu veya düşünceyi yargıya bağlayan temel ögedir. Kısaca cümlede asıl yargıyı taşıyan sözcük ya da söz grubudur.
Yağmur gece boyunca yağdı.
Yüklem → yağdı
Cümlenin yağmurla ilgili verdiği temel yargı “yağdı” sözcüğünde bulunduğu için bu sözcük yüklemdir.
Şimdi fiil içermeyen bir örneğe bakalım:
Sokaklar çok sakindi.
Yüklem → çok sakindi
Burada herhangi bir eylem anlatılmıyor; sokakların nasıl olduğu bildiriliyor. Buna rağmen tamamlanmış bir yargı vardır.
Dolayısıyla yüklem yalnızca “yapılan işi bildiren fiil” değildir. Yüklemi belirlemede asıl ölçüt, cümlede yargıyı taşıyıp taşımadığıdır.
Bazı cümleler yalnızca yüklemden bile oluşabilir:
Bekliyorum.
Bu tek sözcük tam bir yargı bildirir. “Bekliyorum” yüklemdir; bekleyen kişinin “ben” olduğu ise yüklemdeki kişi ekinden anlaşılır.
Bu nedenle yüklem, cümlenin kuruluşunda merkezî konumdadır. MEB/OGM materyallerinde de cümlenin yüklem üzerine kurulduğu ve diğer ögelerin yüklemi anlamca tamamladığı belirtilir.
2. Yüklem Nasıl Bulunur?
Bir cümlede yüklemi bulmanın en güvenilir yolu, önce cümlenin taşıdığı temel yargıyı belirlemektir.
Deniz dün akşam arkadaşlarıyla sinemaya gitti.
Cümlede Deniz hakkında verilen temel yargı nedir?
gitti
Yüklem → gitti
Şimdi isim yüklemli bir cümleye bakalım:
Deniz sınıfımızın en başarılı öğrencisiydi.
Deniz hakkında verilen yargı nedir?
sınıfımızın en başarılı öğrencisiydi
Burada yüklem bir söz grubundan oluşur. Yalnızca son sözcüğe odaklanmak söz grubunu yanlış parçalamamıza yol açabilir.
Yüklem aranırken şu sıra kullanışlıdır:
Cümlenin ne anlattığını belirle → temel yargıyı bul → yargıyı taşıyan sözcük veya söz grubunun sınırlarını kontrol et.
Yüklem bulunduktan sonra Özne ve diğer ögeler belirlenir.
Küçük çocuk topunu arkadaşına verdi.
Yüklem → verdi
Veren kim? → küçük çocuk → özne
Neyi verdi? → topunu → nesne
Kime verdi? → arkadaşına → dolaylı tümleç
Bu nedenle cümlenin ögelerine ayrılmasında yüklemi yanlış belirlemek, ardından yapılacak bütün çözümlemeyi etkileyebilir.
3. Yüklemin Özellikleri Nelerdir?
Yüklemin biçimi cümleden cümleye değişebilir; fakat onu tanımayı kolaylaştıran bazı temel özellikler vardır.
- Yüklem cümlenin yargısını taşıyan temel ögedir.
- Cümlenin diğer ögeleri yükleme bağlı olarak belirlenir.
- Çekimli bir fiil yüklem olabilir.
- İsim veya isim soylu bir unsur yüklem olabilir.
- Yüklem tek sözcükten oluşabileceği gibi söz grubu hâlinde de bulunabilir.
- Yüklem her zaman cümlenin sonunda olmak zorunda değildir.
- Bir cümle yalnızca yüklemden oluşabilir.
Örneğin:
Kuşlar havalandı.
Yüklem → havalandı
Bu çanta benimdi.
Yüklem → benimdi
Çocuk sonunda hatasını fark etti.
Yüklem → fark etti
Birden sustu salondaki herkes.
Yüklem → sustu
Örneklerin yapısı farklı olsa da değişmeyen nokta aynıdır: Cümlenin yargısı yüklem üzerinde kurulmuştur.
4. Yüklem Türleri Nelerdir?
Yüklem, yapısındaki temel unsurun türüne göre iki ana biçimde karşımıza çıkar:
| Yüklem türü | Temel özellik | Örnek |
|---|---|---|
| Fiil yüklemi | Yargı çekimli fiille kurulur. | Çocuk uyudu. |
| İsim yüklemi | Yargı isim veya isim soylu unsurla kurulur. | Hava soğuktu. |
Bu ayrımla “yüklemin türüne göre cümleler” konusunu birbirine karıştırmamak gerekir. Burada yüklemin kendisini inceliyoruz. Cümlelerin yüklemin türüne göre fiil cümlesi ve isim cümlesi olarak sınıflandırılması ise cümle türlerinin ayrı bir konusudur.
5. Fiil Yüklemi Nedir?
Çekimli bir fiil cümlenin temel yargısını taşıyorsa fiil yüklemi vardır.
Çocuk pencereyi açtı.
Yüklem → açtı
“Açmak” fiili geçmiş zaman ve kişi anlamı kazanarak cümlenin yargısını oluşturmuştur.
Sabaha kadar kar yağmış.
Yüklem → yağmış
Fiil yüklemleri yalnızca tek sözcüklü basit yapılardan oluşmaz. Birleşik fiiller de bütün hâlinde yüklem olabilir:
Bu ayrıntıyı sonunda fark ettim.
Yüklem → fark ettim
Arkadaşım zor günlerimde bana yardım etti.
Yüklem → yardım etti
Bu örneklerde yalnızca “ettim” ve “etti” sözcüklerini yüklem kabul etmek doğru olmaz. “Fark etmek” ve “yardım etmek” birleşik fiil olarak anlam ve yapı bütünlüğü taşır.
6. İsim Yüklemi Nedir?
Yüklem olmak yalnızca fiillere özgü değildir. İsim veya isim soylu bir unsur da cümlede yargı bildirerek yüklem olabilir.
Bu kalem benim.
Yüklem → benim
Burada bir zamir yüklem görevindedir.
İsim veya isim soylu sözcüklerin yüklem görevinde kullanılmasında Ek Fiil önemli bir işleve sahiptir. Ek fiil, isim soylu sözcüklerin yüklem olmasını ve çeşitli zaman anlamları kazanmasını sağlar.
Yol uzundu.
Yüklem → uzundu
“Uzun” sözcüğü fiil değildir; ancak ek fiille çekimlenerek yargı bildirmiş ve yüklem görevini üstlenmiştir.
Ali çok başarılı bir öğrencidir.
Yüklem → çok başarılı bir öğrencidir
Burada sıfat tamlaması bütün hâlinde yüklem görevindedir. MEB materyallerinde de isim veya isim soylu sözcüklerin ve söz gruplarının ek fiille yüklem olabileceği açıkça gösterilir.
İsim yüklemlerini tanımak için “Hangi sözcük hareket bildiriyor?” diye düşünmek yanıltıcıdır. Ortada herhangi bir hareket bulunmayabilir. Asıl soru yine aynıdır: Cümlenin yargısını hangi unsur taşıyor?
Bu yapıların cümle türleriyle ilişkisi [ İsim Cümlesi ] konusunda ayrıntılı biçimde incelenebilir.
7. Yüklem Birden Fazla Sözcükten Oluşabilir mi?
Evet. Yüklem bir sözcükten oluşabileceği gibi bir söz grubundan da oluşabilir.
Özellikle birleşik fiiller, deyimler ve tamlamalar yüklem olduğunda bunları parçalamamak gerekir.
Birleşik fiil yüklem olabilir
Söylediklerini sonunda fark ettim.
Yüklem → fark ettim
Arkadaşım bize yardım etti.
Yüklem → yardım etti
Deyim yüklem olabilir
Bu haberi duyunca küplere bindi.
Yüklem → küplere bindi
Deyimi yalnız “bindi” biçiminde ayırmak, söz grubunun taşıdığı anlamı bozar.
Tamlama yüklem olabilir
Ali sınıfın en başarılı öğrencisidir.
Yüklem → sınıfın en başarılı öğrencisidir
Burada yüklem bir tamlama bütünlüğü taşır.
Bu nedenle yüklemi belirlerken “Cümlenin son kelimesi hangisi?” sorusu yerine “Yargıyı taşıyan yapının tamamı nedir?” diye düşünmek daha güvenlidir.
MEB’in cümlenin ögeleri materyallerinde de tamlamaların, deyimlerin ve birleşik fiillerin bölünmemesi gerektiği özellikle belirtilmektedir.
8. Fiilimsiler Yüklem Olabilir mi?
“Fiilimsiler yüklem olamaz.” şeklindeki kesin genelleme doğru değildir.
Fiilimsiler çekimli fiil değildir; ancak özellikle isim-fiiller, isim soylu bir unsur gibi ek fiille yargı kazanarak yüklem içerisinde yer alabilir.
En büyük isteğim dünyayı gezmekti.
Yüklem → dünyayı gezmekti
Buradaki “gezmek” isim-fiildir. Ek fiille yargı kazanmış ve fiilimsi grubuyla birlikte yüklem olmuştur.
Onun en sevdiği şey kitap okumaktır.
Yüklem → kitap okumaktır
Buna karşılık her fiilimsi yüklem değildir:
Koşarak eve geldi.
Yüklem → geldi
“Koşarak” zarf-fiildir ve yüklemi durum bakımından tamamlar; kendisi yüklem değildir.
Bu ayrımın temelinde iki farklı kavram vardır:
Fiilimsi olmak, sözcüğün yapısıyla ilgilidir.
Yüklem olmak, cümlede üstlenilen görevle ilgilidir.
Dolayısıyla bir sözcüğün fiilimsi eki taşımasına bakarak tek başına yüklem olup olmadığına karar verilemez.
9. Yüklem Cümlenin Neresinde Bulunur?
Türkçenin kurallı söz diziminde yüklem genellikle cümlenin sonunda bulunur:
Öğrenciler bütün soruları dikkatlice çözdü.
Yüklem → çözdü
Fakat yüklemin her zaman son sözcük olması gerekmez.
Çözdü öğrenciler bütün soruları.
Yüklem → çözdü
Öğrenciler çözdü bütün soruları.
Yüklem → çözdü
Yüklemin yeri değişmiş fakat görevi değişmemiştir.
Yüklemin sonda olduğu cümleler kurallı, sonda olmadığı cümleler ise devrik cümle olarak değerlendirilir. Bu ayrım ayrı bir cümle türleri konusudur; yüklem açısından bilinmesi gereken nokta ise şudur:
Yüklemi yalnızca cümlenin sonunda aramak güvenilir bir yöntem değildir.
OGM/MEB materyalleri de yüklemin cümle içinde farklı konumlarda bulunabileceğini belirtmektedir.
10. Yüklemi Bulmak İçin Hangi Soru Sorulur?
Yüklemi bulduran sabit bir soru yoktur.
Bu nokta yüklem konusunda en sık karıştırılan kurallardan biridir.
Özne için “kim, ne?”, nesne için “kimi, neyi, ne?” gibi sorular kullanılabilir. Ancak yüklem bu yöntemle bulunmaz. Önce cümlenin yargısı belirlenir; daha sonra diğer ögeleri bulmak için sorular yükleme yöneltilir.
Ayşe dün kütüphaneden iki kitap aldı.
Önce:
Yüklem → aldı
Daha sonra:
Alan kim? → Ayşe
Ne aldı? → iki kitap
Nereden aldı? → kütüphaneden
Ne zaman aldı? → dün
Buna göre:
Ayşe → özne
iki kitap → [ Nesne ]
kütüphaneden → [ Dolaylı Tümleç ]
dün → [ Zarf Tümleci ]
MEB’in cümlenin ögeleri materyalinde de yüklemi bulmak için sorulabilecek özel bir soru olmadığı ve diğer ögeleri bulmak için soruların yükleme yöneltilmesi gerektiği açıkça belirtilir.
11. Yüklem ile Fiil Aynı Şey midir?
Hayır. Yüklem ile fiil aynı kavram değildir.
İki örnek farkı açıkça gösterir:
Çocuk uyudu.
“Uyudu” → fiil ve yüklem
Çocuk çok yorgundu.
“çok yorgundu” → yüklem
İkinci cümlenin yükleminin merkezindeki “yorgun” bir fiil değildir.
Bunun nedeni iki kavramın farklı düzlemlere ait olmasıdır:
Fiil, sözcük türü ve yapısıyla ilgilidir.
Yüklem, sözcüğün veya söz grubunun cümledeki görevidir.
Benzer biçimde cümlede fiilden türemiş bir sözcük bulunması da onun yüklem olduğunu göstermez:
Çocuk gülerek sınıftan çıktı.
gülerek → zarf-fiil
çıktı → yüklem
Dolayısıyla her yüklem fiil değildir; cümledeki her fiilimsi de yüklem değildir.
12. Bir Cümlede Birden Fazla Yüklem Olabilir mi?
Bu soruda “cümle” ile “söz dizisi” arasındaki ayrımı gözden kaçırmamak gerekir.
Bir yargı biriminin temelinde bir yüklem vardır. Bir söz dizisinde birden fazla bağımsız yüklem bulunuyorsa birden fazla yargı söz konusudur.
Örneğin:
Ece kapıyı açtı, içeri girdi ve ışığı yaktı.
Burada:
açtı
girdi
yaktı
olmak üzere üç ayrı yargı vardır.
Buna karşılık:
Ece kapıyı açıp içeri girdi.
Burada temel yüklem:
girdi
“Açıp” ise zarf-fiildir; çekimli bir yargı oluşturmaz.
Aynı durum:
Çantasını alarak evden çıktı.
cümləsində de görülür.
Yüklem → çıktı
alarak → zarf-fiil
Dolayısıyla bir yapıda kaç fiil bulunduğunu saymak, kaç yüklem bulunduğunu belirlemek için yeterli değildir. Çekimli yargıları fiilimsilerden ayırmak gerekir.
Birden fazla yargının cümlenin yapısını nasıl etkilediği, yapısına göre cümleler konusunda ayrıca ele alınmalıdır.
13. Yüklemsiz Cümle Olur mu?
Normal kuruluşlu bir cümlede yargının merkezi yüklemdir. Ancak dilde yüklemin açıkça söylenmediği eksiltili cümleler de bulunur.
Örneğin:
— Sen nereye gidiyorsun?
— Eve.
“Eve.” cevabında yüklem açıkça kullanılmamıştır. Fakat konuşmanın bağlamından:
Eve gidiyorum.
yargısı kolayca tamamlanabilir.
Benzer biçimde:
Bir tarafta uçsuz bucaksız deniz, öte tarafta yemyeşil dağlar…
ifadesinde de yargının bir bölümü okuyucu tarafından tamamlanır.
Bu nedenle iki bilgiyi birbirinden ayırmak gerekir:
Tam kuruluşlu cümlede yargıyı yüklem taşır. Eksiltili cümlede ise yüklem yüzeyde söylenmemiş olabilir; anlam bağlamdan tamamlanır.
Bu ayrım, “Yüklemsiz cümle kesinlikle olmaz.” biçimindeki aşırı genellemeyi de önler. Eksiltili cümlelerin yüklemi söylenmeden de anlamın tamamlanabildiği rakip kaynaklarda da ayrıca ele alınmaktadır.
14. Cümlelerde Yüklemi Birlikte Bulalım
Şimdi yüklemin farklı yapılarda nasıl karşımıza çıktığını karşılaştıralım.
“Çocuklar bahçede oynuyor.”
Yargı → oynuyor
Yüklem → oynuyor
Çekimli fiil yüklem görevindedir.
“Bu eski bina oldukça sağlamdı.”
Yargı → oldukça sağlamdı
Yüklem → oldukça sağlamdı
Yüklem isim soylu bir yapıdan oluşmuştur.
“Müdür sonunda hatasını fark etti.”
Yargı → fark etti
Yüklem → fark etti
Birleşik fiil parçalanmadan yüklem alınmıştır.
“Bu sözleri duyunca küplere bindi.”
Yargı → küplere bindi
Yüklem → küplere bindi
Deyim bütün hâlinde yüklem görevindedir.
“En büyük hayali iyi bir yazar olmaktı.”
Yargı → iyi bir yazar olmaktı
Yüklem → iyi bir yazar olmaktı
İsim-fiil grubu ek fiille yargı kazanmıştır.
“Geldi sonunda beklediğimiz haber.”
Yargı → geldi
Yüklem → geldi
Yüklemin cümlenin başında bulunması görevini değiştirmemiştir.
“Çocuk kitabını kapatıp dışarı çıktı.”
Yargı → çıktı
Yüklem → çıktı
“kapatıp” → zarf-fiil
Fiilimsi ile çekimli fiil bu örnekte birbirinden ayrılmalıdır.
“Ali sınıfın en başarılı öğrencisidir.”
Yargı → sınıfın en başarılı öğrencisidir
Yüklem → sınıfın en başarılı öğrencisidir
Bu örnek de yüklemin tek sözcükten oluşmak zorunda olmadığını gösterir.
15. Yüklem Bulurken En Çok Yapılan Hatalar
Yüklem konusunda yapılan yanlışların önemli bir bölümü birkaç kısa ezberin bütün cümlelere uygulanmasından kaynaklanır.
Cümlenin sonundaki sözcüğü otomatik olarak yüklem kabul etmek:
“Geldi sonunda beklediğimiz otobüs.” cümlesinde yüklem “geldi”dir.
Yüklemi bulmak için özel bir soru aramak:
Yüklemi bulduran sabit bir soru yoktur. Önce yargı belirlenir; diğer ögelerin soruları daha sonra yükleme yöneltilir.
Her yüklemi fiil sanmak:
“Bu oda oldukça genişti.” cümlesinde “oldukça genişti” yüklemdir.
Yüklemi mutlaka tek sözcük sanmak:
“Arkadaşım bize yardım etti.” cümlesinde yüklem yalnız “etti” değil, “yardım etti”dir.
Deyimi parçalamak:
“Haberi duyunca küplere bindi.” cümlesinde “küplere bindi” birlikte yüklemdir.
Fiilimsi gördüğünde onu otomatik olarak yüklem kabul etmek:
“Koşarak yanıma geldi.” cümlesinde “koşarak” zarf-fiil, “geldi” yüklemdir.
Fiilimsilerin hiçbir durumda yüklem içinde bulunamayacağını düşünmek:
“En sevdiği uğraş kitap okumaktı.” cümlesinde “kitap okumaktı” yüklem görevindedir.
Ek fiili gözden kaçırmak:
“O yıllarda henüz öğrenciydim.” cümlesinde “öğrenciydim” yüklemdir.
Söz grubunu parçalamak:
Birleşik fiil, deyim, tamlama veya başka bir söz grubu yüklem görevindeyse yapının sınırları korunmalıdır.
Yüklemi doğru bulmak için tek bir kısa ezbere ihtiyaç yoktur. Daha güvenli yöntem şudur: Önce cümlenin taşıdığı yargıyı belirleyin, bu yargıyı oluşturan sözcük veya söz grubunun tamamını bulun; ardından özne, nesne ve tümleçleri yükleme yönelttiğiniz sorularla belirleyin.
Kaynaklar
MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü – Türkçe / Cümlenin Ögeleri