Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nedir? Örnekleri ve Nasıl Bulunur?

Bir cümlede kullanılan sözcüklerin hepsi anlam bakımından doğru olabilir. Buna rağmen cümle, anlatılmak isteneni yanlış veya belirsiz biçimde aktarabilir. Böyle bir durumda sorun bazen seçilen sözcükte değil, sözcüğün cümlede bulunduğu yerde ortaya çıkar.

Şu iki cümleye bakalım:

Yanlış: Bugün çok başım ağrıyor.
Doğru: Bugün başım çok ağrıyor.

İlk cümlede “çok” sözcüğüne ihtiyaç vardır ve sözcüğün anlamı da doğrudur. Dolayısıyla onu çıkarmamız veya başka bir sözcükle değiştirmemiz gerekmez. Yapılması gereken, “çok” sözcüğünü anlam ilişkisi kurması gereken “ağrıyor” eylemine yaklaştırmaktır.

Bu nedenle sözcüğün yanlış yerde kullanılması, bir sözcüğün cümlede uygun olmayan bir konuma yerleştirilmesi sonucunda anlamın bozulması veya amaçlanandan farklı anlaşılmasıdır. Anlatım Bozukluğu konusu içinde değerlendirilir ve Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları arasında yer alır.

Bu konuyu benzer anlatım bozukluklarından ayırmak için üç kısa işlem oldukça işe yarar:

Gereksiz sözcük → ÇIKAR
Yanlış anlamda kullanılan sözcük → DEĞİŞTİR
Yanlış yerde kullanılan sözcük → TAŞI

Sözcüğün yanlış yerde kullanılmasını yanlış ve doğru cümle örnekleriyle anlatan öğretmenli eğitim görseli

İçindekiler

  1. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nedir?
  2. Sözcüğün Cümledeki Yeri Anlamı Nasıl Değiştirir?
  3. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Bulunur?
  4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Örnekleri
  5. Hangi Sözcüklerde Yerleşime Daha Fazla Dikkat Edilmelidir?
  6. Yanlış Yerde Sözcük Kullanımı Hangi Anlatım Bozukluklarıyla Karıştırılır?
  7. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Düzeltilir?
  8. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması ile Devrik Cümle Aynı Şey midir?
  9. Sorularda Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Anlaşılır?
  10. En Çok Karıştırılan Durumlar
  11. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Mini Test

1. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nedir?

Sözcüğün yanlış yerde kullanılması, cümlenin anlamına uygun bir sözcüğün yanlış konuma yerleştirilmesi nedeniyle anlatımın bozulmasıdır.

Burada iki nokta önemlidir:

  • Kullanılan sözcük gerekli olabilir.
  • Kullanılan sözcük anlam bakımından doğru olabilir.

Sorun, sözcüğün hangi kelimeyi, söz grubunu veya eylemi etkilediğidir.

Örneğin:

Yanlış: Çok bilgisayar başında kaldığı için gözleri yoruldu.
Doğru: Bilgisayar başında çok kaldığı için gözleri yoruldu.

İlk cümlede “çok”, bulunduğu yer nedeniyle “bilgisayar” sözcüğüyle ilişkilendirilmeye açıktır. Oysa anlatılmak istenen bilgisayarların çokluğu değil, kişinin bilgisayar başında uzun süre kalmasıdır.

Sözcük doğru yere taşındığında anlatım da düzelir.

MEB materyallerinde de bu anlatım bozukluğu, sözcüklerin cümlede uygun yerde kullanılmaması ve bunun cümlenin anlaşılmasını etkilemesi üzerinden açıklanır.


2. Sözcüğün Cümledeki Yeri Anlamı Nasıl Değiştirir?

Türkçede sözcüklerin cümledeki konumu yalnızca sıralamayla ilgili değildir. Bir sözcüğün yeri değiştiğinde hangi unsurla anlam ilişkisi kurduğu da değişebilir.

Örneğin:

Yeni müdür odasına girdi.

Bu cümlede “yeni” sözcüğü “müdür”ü nitelemektedir. Göreve yeni başlayan bir müdürden söz edildiği anlaşılabilir.

Şimdi sözcüğün yerini değiştirelim:

Müdür odasına yeni girdi.

Bu kez müdürün yeni olduğu söylenmiyor; onun odaya kısa süre önce girdiği anlatılıyor.

Benzer bir durum “sadece” sözcüğünde de görülebilir:

Sadece Ali bugün gelmedi.

Burada diğer kişilerin geldiği, gelmeyen kişinin yalnızca Ali olduğu anlamı öne çıkabilir.

Ali sadece bugün gelmedi.

Bu cümlede ise Ali’nin başka günlerde geldiği, yalnız bugün gelmediği anlamı öne çıkar.

Demek ki bir sözcüğün yerini incelerken şu soruyu sormak gerekir:

Bu sözcük şu anda neyi etkiliyor; aslında neyi etkilemesi gerekiyor?

Sözcüğün bulunduğu yer amaçlanan anlamı değiştiriyorsa anlatım bozukluğu ortaya çıkabilir.


3. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Bulunur?

Bu tür anlatım bozukluklarını bulmak için sözcük listeleri ezberlemek yerine cümlenin anlam ilişkilerini incelemek daha güvenilir bir yöntemdir.

1. Cümlenin vermek istediği anlamı belirleyin

Önce cümlenin ne anlatmak istediğini anlamaya çalışın. Çünkü bir sözcüğün doğru yerde olup olmadığı ancak amaçlanan anlam bilindiğinde değerlendirilebilir.

2. Şüpheli sözcüğün hangi unsurla ilişki kurduğuna bakın

Özellikle derece, zaman, miktar, sınırlandırma veya vurgu bildiren sözcüklere dikkat edin.

Örneğin:

Yeni otobüse binmiştik ki yağmur başladı.

Burada “yeni” sözcüğü “otobüs”ü niteliyor gibi algılanabilir.

Eğer anlatılmak istenen otobüse kısa süre önce binildiğiyse:

Otobüse yeni binmiştik ki yağmur başladı.

denmelidir.

3. Sözcüğün yerini değiştirerek cümleyi yeniden okuyun

Şüpheli sözcüğü çıkarmadan veya başka bir sözcükle değiştirmeden uygun bir konuma taşıyın.

4. Anlamın düzelip düzelmediğini kontrol edin

Aynı sözcük başka bir yere taşındığında amaçlanan anlam açık hâle geliyorsa sorun büyük olasılıkla sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanmaktadır.

Bu yöntemi şöyle hatırlayabilirsiniz:

BUL → İLİŞKİYİ KONTROL ET → TAŞI


4. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Örnekleri

Sözcüğün yanlış yerde kullanılmasını öğrenmenin en etkili yollarından biri, yanlış ve doğru cümleleri karşılaştırmaktır. Ancak yalnızca doğru biçimi görmek yeterli değildir; sözcüğün neden taşındığını da anlamak gerekir.

Örnek 1

Yanlış: Bugün çok başım ağrıyor.
Doğru: Bugün başım çok ağrıyor.

“Çok” sözcüğü ağrımanın derecesini bildirmektedir. Bu nedenle “başım”dan önce değil, “ağrıyor” eylemiyle doğru ilişkiyi kuracağı yerde bulunmalıdır.

Örnek 2

Yanlış: Yeni toplantı başlamıştı ki elektrikler kesildi.
Doğru: Toplantı yeni başlamıştı ki elektrikler kesildi.

İlk cümlede “yeni toplantı” biçiminde bir anlam ilişkisi oluşabilir. Oysa anlatılmak istenen toplantının kısa süre önce başlamasıdır.

Örnek 3

Yanlış: Çok kütüphanede kaldığı için eve geç döndü.
Doğru: Kütüphanede çok kaldığı için eve geç döndü.

“Çok” sözcüğü kütüphanelerin sayısını değil, orada kalma süresini belirtmektedir.

Örnek 4

Yanlış: Yeni eve ulaşmıştık ki telefon çaldı.
Doğru: Eve yeni ulaşmıştık ki telefon çaldı.

İlk cümlede “yeni ev” anlamı ortaya çıkabilir. İkinci cümlede ise eve kısa süre önce ulaşıldığı açıktır.

Örnek 5

Yanlış: Sadece kardeşimle hafta sonları görüşebiliyorum.
Doğru: Kardeşimle sadece hafta sonları görüşebiliyorum.

Anlatılmak istenen, kardeşle görüşmenin yalnızca hafta sonları mümkün olmasıysa “sadece” zaman bildiren ifadeyle ilişkilendirilmelidir.

Örnek 6

Yanlış: Çok telefonda konuştuğu için işine odaklanamadı.
Doğru: Telefonda çok konuştuğu için işine odaklanamadı.

“Çok”, telefonun özelliğini değil, konuşma eyleminin miktarını/süresini belirtmektedir.

Örnek 7

Yanlış: Yeni sınıfa girmiştim ki öğretmen beni çağırdı.
Doğru: Sınıfa yeni girmiştim ki öğretmen beni çağırdı.

İlk cümlede “yeni sınıf” anlamı oluşabilir. İkinci cümlede kişinin sınıfa kısa süre önce girdiği açıkça anlaşılır.

Örnek 8

Yanlış: Sadece bu kitabı sınavdan önce bir kez okudum.
Doğru: Bu kitabı sınavdan önce sadece bir kez okudum.

Amaç kitabın kaç kez okunduğunu belirtmekse “sadece” sözcüğü “bir kez” ifadesini sınırlandırmalıdır.

Örnek 9

Yanlış: Çok parkta oynayan çocuklar yoruldu.
Doğru: Parkta çok oynayan çocuklar yoruldu.

Burada anlatılmak istenen parkların çokluğu değil, çocukların uzun süre veya fazla oynamasıdır.

Örnek 10

Yanlış: Yeni mağazaya girmiştik ki alarm çaldı.
Doğru: Mağazaya yeni girmiştik ki alarm çaldı.

İlk cümle yeni bir mağazadan söz edildiği izlenimini verebilir. İkinci cümlede ise mağazaya kısa süre önce girildiği anlaşılır.

Bu örneklerde ortak bir özellik vardır: Yanlış sözcüğü silmedik ve yerine başka bir sözcük getirmedik. Aynı sözcüğü doğru yere taşıdık.


5. Hangi Sözcüklerde Yerleşime Daha Fazla Dikkat Edilmelidir?

Sözcüğün yanlış yerde kullanılması yalnızca belirli birkaç kelimeyle ortaya çıkmaz. Bununla birlikte bazı sözcükler, görevleri gereği konuma karşı daha hassastır.

Özellikle sıfat ve zarf görevindeki sözcüklerin yanlış konumlandırılması anlam ilişkisini değiştirebilir. Eğitim materyallerinde de bu tür örnekler sık görülür.

Sözcük/ifadeDikkat edilmesi gereken ilişki
çokMiktarı mı, dereceyi mi, süreyi mi bildiriyor?
yeniBir varlığı mı niteliyor, eylemin zamanını mı bildiriyor?
yalnız / sadeceHangi unsur sınırlandırılıyor?
henüzHangi eylemin zamanıyla ilişki kuruluyor?
bileHangi unsur özellikle vurgulanıyor?
özellikleVurgu hangi sözcük veya söz grubu üzerinde?

Örneğin:

Sadece öğrenciler bugün gelebilir.

ile

Öğrenciler sadece bugün gelebilir.

aynı şeyi söylemez.

Birincisinde kimlerin gelebileceği, ikincisinde ise ne zaman gelebilecekleri sınırlandırılmıştır.

Bu nedenle sorun belirli sözcükleri ezberlemekle değil, sözcüğün hangi unsurla anlam ilişkisi kurduğunu belirlemekle çözülür.


6. Yanlış Yerde Sözcük Kullanımı Hangi Anlatım Bozukluklarıyla Karıştırılır?

Sözcüğün yanlış yerde kullanılması özellikle sözcük seçimiyle ilgili diğer Anlama Dayalı Anlatım Bozuklukları ile karıştırılabilir.

En pratik ayrım, cümleyi düzeltirken hangi işlemin yapıldığına bakmaktır.

Anlatım bozukluğuSorunTemel işlem
Gereksiz sözcük kullanımıCümlede fazlalık vardır.ÇIKAR
Yanlış anlamda sözcük kullanımıUygun olmayan sözcük seçilmiştir.DEĞİŞTİR
Yanlış yerde sözcük kullanımıDoğru sözcük yanlış konumdadır.TAŞI

6.1. Gereksiz Sözcük Kullanımı ile Farkı

Gereksiz Sözcük Kullanımı durumunda bir sözcüğün cümleden çıkarılması anlam kaybına yol açmaz.

Örneğin:

Yaklaşık iki saat kadar bekledik.

“Yaklaşık” ve “kadar” benzer bir belirsizlik oluşturduğu için bunlardan biri gereksizdir.

Yanlış yerde kullanımda ise sözcüğü atmak istemeyiz:

Yanlış: Çok bilgisayar başında kaldı.
Doğru: Bilgisayar başında çok kaldı.

Burada “çok” gereklidir; yalnızca yeri yanlıştır.

6.2. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması ile Farkı

Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması durumunda sorun konum değil, sözcük seçimidir.

Örneğin:

Yanlış: Yoğun sis sayesinde uçuşlar iptal edildi.
Doğru: Yoğun sis nedeniyle uçuşlar iptal edildi.

“Sayesinde” sözcüğünü cümlede başka bir yere taşımak problemi çözmez. Bağlama uygun sözcükle değiştirmek gerekir.

Yanlış yerde kullanımda ise:

Yanlış: Yeni sınıfa girdim.
Doğru: Sınıfa yeni girdim.

örneğinde olduğu gibi, amaç “az önce girdim” demekse aynı sözcük korunur ve doğru konuma taşınır.

Bu nedenle şu soru oldukça kullanışlıdır:

Sözcüğü değiştirmem mi gerekiyor, yoksa yerini değiştirmem yeterli mi?

6.3. Çelişen Anlamlarla Farkı

[Çelişen Anlamlar] konusunda birbiriyle uyuşmayan anlam özelliklerine sahip ifadeler aynı yargıda kullanılır.

Örneğin:

Kesinlikle yarın gelebilir.

“Kesinlikle” kesinlik, “gelebilir” ise olasılık bildirdiğinden ifadeler arasında anlam uyuşmazlığı oluşur.

Sözcüğün yanlış yerde kullanılmasında ise temel sorun çelişki değildir. Sözcük, yanlış konumu nedeniyle istenmeyen bir unsurla anlam ilişkisi kurmaktadır.


7. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Düzeltilir?

Bir cümlede sözcüğün yanlış yerde kullanıldığını düşündüğünüzde ilk işiniz o sözcüğü silmek olmamalıdır.

Önce şu dört soruyu sorun:

1. Bu sözcüğe cümlede ihtiyaç var mı?

Varsa sözcüğü çıkarmayın.

2. Sözcüğün anlamı cümleye uygun mu?

Uygunsa başka bir sözcükle değiştirmeyin.

3. Sözcük şu anda hangi ifadeyi etkiliyor?

Yanlış unsurla ilişki kuruyorsa konumunu inceleyin.

4. Sözcüğü doğru yere taşıdığımda anlam düzeliyor mu?

Düzeliyorsa problem büyük olasılıkla sözcüğün yeridir.

Örneğin:

Yanlış: Çok spor salonunda kalan kişi yorulabilir.

Burada “çok”, “spor salonu” ile yanlış bir ilişki kurabilir.

Doğru: Spor salonunda çok kalan kişi yorulabilir.

Sözcük değişmedi; cümledeki yeri değişti.

Bu nedenle konunun temel formülü yine aynıdır:

Sözcüğü bul → anlam ilişkisini kontrol et → doğru yere taşı.


8. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması ile Devrik Cümle Aynı Şey midir?

Hayır. Sözcüğün yanlış yerde kullanılması ile Devrik Cümle birbirinden farklı konulardır.

Devrik cümlede yüklem sonda bulunmaz:

Geldi sonunda beklediğimiz haber.

Bu cümle devriktir. Ancak anlatılmak istenen anlaşılabildiği için yalnızca yüklemin konumu nedeniyle anlatım bozukluğu sayılmaz.

Sözcüğün yanlış yerde kullanılmasında ise bir sözcüğün konumu cümlenin anlamını değiştirir, bulanıklaştırır veya amaçlanandan farklı bir anlam oluşturur.

Bu nedenle:

Her devrik cümle anlatım bozukluğu değildir; her farklı sözcük dizilişi de yanlış değildir.

Asıl ölçüt, cümlenin amaçlanan anlamı açık ve doğru biçimde aktarıp aktarmadığıdır.


9. Sorularda Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Nasıl Anlaşılır?

Sınav sorularında benzer anlatım bozukluklarını birbirinden ayırmak için üç aşamalı kontrol kullanılabilir.

Sözcüğü çıkarınca cümle düzeliyor mu?

Düzeliyorsa Gereksiz Sözcük Kullanımı olabilir.

Başka bir sözcükle değiştirince mi düzeliyor?

Düzeliyorsa Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması olabilir.

Aynı sözcüğü başka yere taşıyınca mı düzeliyor?

Düzeliyorsa sözcüğün yanlış yerde kullanılması olabilir.

Örneğin:

Çok kütüphanede çalışan öğrencinin gözleri yoruldu.

“Çok” sözcüğünü çıkarmak istemiyoruz çünkü çalışma miktarını/derecesini bildirmektedir.

Başka bir sözcük kullanmaya da gerek yoktur.

Yalnızca yerini değiştiririz:

Kütüphanede çok çalışan öğrencinin gözleri yoruldu.

Cümle düzelmiştir.

Bu nedenle problem sözcüğün kendisinde değil, konumundadır.


10. En Çok Karıştırılan Durumlar

Sözcüğün yanlış yerde kullanılması konusu yalnızca kelimeleri sağa veya sola taşımaktan ibaret değildir. Cümlenin anlamı her zaman temel ölçüt olmalıdır.

Her sıra değişikliği anlatım bozukluğu değildir

Türkçede vurgu ve anlatım amacı doğrultusunda farklı sözcük dizilişleri kullanılabilir. Bir sözcüğün farklı yerde bulunması tek başına hata sayılmaz.

Her devrik cümle yanlış değildir

Yüklemin sonda bulunmaması başka, bir sözcüğün yanlış unsurla anlam ilişkisi kurması başkadır.

Aynı cümle bağlama göre doğru veya yanlış olabilir

Örneğin:

Yeni eve taşındım.

Gerçekten yeni bir evden söz ediliyorsa cümlede sorun yoktur.

Ancak anlatılmak istenen “Eve kısa süre önce taşındım.” ise:

Eve yeni taşındım.

biçimi amaçlanan anlamı daha açık verir.

Sözcüğün kendisi doğru olabilir

Bu anlatım bozukluğunu Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması konusundan ayıran en önemli özelliklerden biri budur. Sözcük doğru seçilmiş, ancak yanlış yere konmuş olabilir.

Vurgu değişikliği her zaman anlam bozukluğu değildir

Sözcüğün yer değiştirmesi yalnızca vurguyu değiştiriyor ve cümlede yanlış veya belirsiz bir anlam oluşturmuyorsa bunu doğrudan anlatım bozukluğu olarak değerlendirmek doğru değildir.

Bu nedenle son kontrol sorusu şudur:

Sözcüğün bulunduğu yer, cümlenin amaçlanan anlamını bozuyor mu?

Cevap evetse konumu yeniden değerlendirilmelidir.


11. Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması Mini Test

1. Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış yerde kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Dün arkadaşlarımla uzun süre sohbet ettim.
B) Yeni sınıfa girmiştim ki öğretmen beni çağırdı.
C) Yağmur nedeniyle karşılaşma ertelendi.
D) Bu konuyu daha önce ayrıntılı biçimde incelemiştik.
E) Çocuklar bahçede neşeyle oynuyordu.

Cevap: B

Açıklama: Anlatılmak istenen kişinin sınıfa kısa süre önce girmesiyse “yeni” sözcüğü yanlış yerde kullanılmıştır. Doğru biçim “Sınıfa yeni girmiştim ki öğretmen beni çağırdı.” olmalıdır.

2. Soru

“Bugün çok gözlerim ağrıyor.” cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?

A) “Bugün” sözcüğü çıkarılarak
B) “Çok” yerine “fazla” getirilerek
C) “Çok” sözcüğü doğru yere taşınarak
D) “Gözlerim” sözcüğü çıkarılarak
E) Cümlenin sonuna virgül getirilerek

Cevap: C

Açıklama: “Çok” sözcüğü ağrımanın derecesini bildirmektedir. Cümle “Bugün gözlerim çok ağrıyor.” biçiminde düzenlenmelidir.

3. Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı türde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Yeni salona girmiştik ki ışıklar söndü.
B) Çok bilgisayar başında kaldığı için yoruldu.
C) Yaklaşık üç saat kadar seni bekledim.
D) Sadece kardeşimle hafta sonları görüşebiliyorum.
E) Çok kütüphanede çalıştığı için gözleri yoruldu.

Cevap: C

Açıklama: “Yaklaşık” ve “kadar” aynı cümlede benzer anlam taşıdığından gereksiz sözcük kullanımına yol açmıştır. Diğer seçeneklerde sözcüğün konumu amaçlanan anlama göre değerlendirilmelidir.

4. Soru

Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması ile yanlış yerde kullanılması arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A) İkisinde de sözcük cümleden çıkarılır.
B) Yanlış yerde kullanım yalnızca yazımla ilgilidir.
C) Yanlış anlamda kullanımda sözcük değiştirilir; yanlış yerde kullanımda çoğunlukla aynı sözcük doğru konuma taşınır.
D) İki anlatım bozukluğu arasında fark yoktur.
E) Yanlış yerde kullanım yalnızca devrik cümlelerde görülür.

Cevap: C

Açıklama: Yanlış anlamda kullanımda sorun sözcük seçimidir. Yanlış yerde kullanımda ise sözcük doğru olabilir; problem bulunduğu konumdur.

5. Soru

Sözcüğün yanlış yerde kullanılıp kullanılmadığını belirlerken aşağıdakilerden hangisi en güvenilir yöntemdir?

A) Cümledeki bütün zarfları çıkarmak
B) Cümlenin uzunluğuna bakmak
C) Her cümleyi kurallı cümleye çevirmek
D) Sözcüğün hangi unsurla anlam ilişkisi kurduğunu ve cümlenin amaçlanan anlamını kontrol etmek
E) Yüklemi mutlaka cümlenin sonuna taşımak

Cevap: D

Açıklama: Bu anlatım bozukluğunda temel ölçüt sözcüğün konumu nedeniyle hangi unsurla anlam ilişkisi kurduğudur. Bu nedenle sözcüğün mevcut yeri ile cümlenin vermek istediği anlam birlikte değerlendirilmelidir.


Kaynaklar

OGM Materyal – TYT Türkçe Konu Özetleri

MEB – Anlamsal Anlatım Bozuklukları Konu Materyali

Yorum yapın