Yan Anlam Nedir? Özellikleri ve Örnekleri

Bir sözcük, akla ilk gelen karşılığını kaybetmeden başka bir varlığın ya da nesnenin bölümünü adlandırmak için de kullanılabilir.

Örneğin “ayak” sözcüğünü düşünelim:

Çocuğun ayağı incindi.

Bu cümlede “ayak”, insan vücudundaki bir organı karşılamaktadır.

Masanın ayağı gevşemiş.

İkinci cümlede ise aynı sözcük insan organını değil, masayı taşıyan bölümü anlatır. Sözcük farklı bir varlığı karşılamasına rağmen ilk anlamıyla arasındaki ilişki bütünüyle kaybolmamıştır.

Bir sözcüğün temel anlamıyla bağlantısını koruyarak kazandığı bu tür yeni kullanımlar yan anlam olarak adlandırılır. Sözcüklerin cümle içinde gösterebildiği diğer anlam özellikleri Sözcükte Anlam konusunda birlikte ele alınmaktadır.

Yan anlamı temel anlamla karşılaştırmalı örneklerle açıklayan eğitim görseli

İçindekiler

  1. Yan Anlam Nedir?
  2. Yan Anlam Nasıl Oluşur?
  3. Yan Anlamın Özellikleri Nelerdir?
  4. Yan Anlam Örnekleri
  5. Bir Sözcüğün Yeni Bir Anlam Kazandığı Nasıl Anlaşılır?
  6. Gerçek Anlam ile Yan Anlam Arasındaki Fark
  7. Yan Anlam ile Mecaz Anlam Arasındaki Fark
  8. Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam Nasıl Ayırt Edilir?
  9. En Çok Karıştırılan Durumlar
  10. Sorularda Nelere Dikkat Edilir?
  11. Kendinizi Deneyin
  12. Sık Sorulan Sorular

1. Yan Anlam Nedir?

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamına bağlı olarak kazandığı yeni anlamdır. Sözcük artık ilk karşılığından farklı bir varlığı, nesneyi ya da bölümü anlatabilir; ancak temel anlamıyla yeni kullanım arasındaki ilişki devam eder.

Örneğin:

Bebeğin ilk dişi çıktı.

“Diş” burada insanın ağzındaki yapıyı karşılamaktadır.

Testerenin birkaç dişi körelmişti.

İkinci cümlede insan dişinden söz edilmez. Testerenin kesmeye yarayan sivri bölümleri “diş” sözcüğüyle adlandırılmıştır.

Sözcük yeni bir karşılık kazanmış olsa da ilk anlamıyla kurulabilen benzerlik ortadan kalkmamıştır.

Konunun temelinde şu ayrım vardır:

Sözcük yeni bir anlam kazanır fakat temel anlamıyla bağlantısını tamamen kaybetmez.

Bir sözcüğün akla ilk gelen karşılığı ve bu kullanımın özellikleri Gerçek Anlam konusunda ayrıntılı olarak incelenmektedir.

2. Yan Anlam Nasıl Oluşur?

Dilde yeni bir varlığı veya nesnenin bölümünü adlandırırken her zaman yeni bir sözcük oluşturulmaz. Var olan bir kelime, temel karşılığıyla bağlantı kurulabilen başka bir varlık için de kullanılabilir.

Bu bağlantının kurulmasında özellikle biçim ve işlev benzerliği etkili olabilir.

2.1. Biçim Benzerliği

Bir nesnenin görünüşü veya belirli bir bölümü başka bir varlığın biçimini hatırlatabilir.

Örneğin:

Çocuğun burnu soğuktan kızarmıştı.

“Burun” burada insan organıdır.

Teknenin burnu kıyıya dönüktü.

İkinci cümlede aynı kelime, teknenin öne doğru uzanan bölümünü anlatmaktadır.

Başka bir örnek:

Dişi ağrıdığı için yemek yiyemiyordu.

Tarağın iki dişi kırılmıştı.

İkinci cümlede tarağın yan yana sıralanan çıkıntıları “diş” sözcüğüyle adlandırılmıştır.

2.2. İşlev Benzerliği

İki bölümün yerine getirdiği görev arasında bağlantı bulunması da yeni bir kullanımın ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Örneğin:

Çocuğun ayağı burkulmuştu.

Sehpanın bir ayağı gevşemişti.

İlk cümlede “ayak” insan vücudunun bir bölümüdür. İkinci cümlede ise sehpayı taşıyan ve yere dayanmasını sağlayan bölüm için aynı sözcük kullanılmıştır.

Bu nedenle konuyu belirli kelimeleri ezberleyerek öğrenmek yerine temel anlam ile yeni kullanım arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu anlamak daha yararlıdır.

3. Yan Anlamın Özellikleri Nelerdir?

Bu anlam özelliğini diğerlerinden ayırmaya yardımcı olan başlıca noktalar şunlardır:

  • Sözcüğün temel anlamına bağlı olarak ortaya çıkar.
  • Temel anlamla bağlantı tamamen kaybolmaz.
  • Sözcük farklı bir varlığı, nesneyi veya bölümü karşılayabilir.
  • Biçim ve işlev benzerliği yeni kullanımın oluşmasında etkili olabilir.
  • Aynı sözcük farklı cümlelerde farklı anlam özellikleri gösterebilir.
  • Sözcüğün hangi anlamı taşıdığı cümledeki kullanımına göre belirlenir.
  • Mecaz kullanımla karıştırılmamalıdır.

Örneğin “kol” sözcüğünü ele alalım:

Çocuğun kolu alçıya alındı.

Burada sözcük insan vücudunun bir bölümünü karşılamaktadır.

Koltuğun kolu yıpranmıştı.

İkinci cümlede aynı sözcük koltuğun yan tarafındaki bölümü anlatmaktadır.

Dolayısıyla bir kelimeyi tek başına görüp anlam özelliğine karar vermek her zaman doğru değildir. Bağlam belirleyicidir.

4. Yan Anlam Örnekleri

Örnekleri incelerken sözcüğün temel kullanımıyla yeni kullanımını yan yana görmek, aralarındaki bağlantıyı fark etmeyi kolaylaştırır.

SözcükTemel kullanımYeni kullanımBağlantı
ayakÇocuğun ayağı incindi.Masanın ayağı sallanıyor.Taşıma ve destekleme
dişBebeğin dişi çıktı.Tarağın dişi kırıldı.Biçim
burunBurnu soğuktan kızardı.Teknenin burnu kıyıya döndü.Öne doğru uzanan bölüm
kolSporcunun kolu ağrıyordu.Koltuğun kolu yıpranmış.Biçim ve konum
ağızÇocuğun ağzı açıktı.Şişenin ağzı çok dardı.Açıklık ve biçim
boyunBoynuna atkı sardı.Şişenin boynu oldukça uzundu.Biçim

Tablonun üçüncü sütunundaki örneklerde sözcükler artık insan vücudundaki organları karşılamaz. Buna rağmen yeni adlandırmayla temel karşılık arasında kurulabilen bir ilişki vardır.

4.1. Yan Anlamlı Sözcükler

“Yan anlamlı sözcükler” ifadesi yaygın olarak kullanılır; ancak burada önemli bir ayrıntı vardır.

Bir kelimeyi cümleden bağımsız biçimde:

“Bu sözcük yan anlamlıdır.”

diye sınıflandırmak her zaman doğru değildir.

Örneğin “ağız” sözcüğüne bakalım:

Çocuk ağzını suyla çalkaladı.

Burada sözcük temel karşılığıyla kullanılmıştır.

Kavanozun ağzını sıkıca kapattı.

İkinci cümlede “ağız”, kavanozun açık bölümünü karşılamaktadır.

Aynı sözcük iki cümlede farklı anlam özellikleri göstermektedir. Bu nedenle sözcüğün kendisinden çok cümledeki kullanımı değerlendirilmelidir.

4.2. Yan Anlamlı Cümleler

Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılan sözcükler temel anlamlarıyla bağlantılı yeni kullanımlar kazanmıştır:

  • Masanın ayağı gevşediği için masa sallanıyordu.
  • Tarağın birkaç dişi kırılmıştı.
  • Teknenin burnu dalgalara doğru çevrildi.
  • Koltuğun kolu zamanla aşınmıştı.
  • Şişenin ağzı mantarla kapatılmıştı.
  • Sürahinin boynu ince bir desenle süslenmişti.
  • İğnenin gözüne ipliği geçirmek biraz zaman aldı.
  • Dağın eteğinde küçük bir köy bulunuyordu.

Bu örneklerde sözcükler ilk karşılıklarından farklı bir varlığı veya bölümü anlatmakta; buna rağmen temel anlamlarıyla kurulabilen ilişki devam etmektedir.

5. Bir Sözcüğün Yeni Bir Anlam Kazandığı Nasıl Anlaşılır?

Bir sözcüğün temel anlamına bağlı yeni bir kullanım kazanıp kazanmadığını belirlerken dört adım izlenebilir:

1. Sözcüğün cümlede neyi karşıladığını belirleyin.

Kelimeyi cümleden koparmadan hangi varlığı, nesneyi veya bölümü anlattığını bulun.

2. Temel anlamını düşünün.

Sözcük söylendiğinde akla ilk gelen karşılık nedir?

3. İki kullanım arasında ilişki arayın.

Yeni kullanım ile temel karşılık arasında biçim, işlev veya başka bir benzerlik kurulabiliyor mu?

4. Bağlantının devam edip etmediğini kontrol edin.

Yeni kullanım temel anlamı hâlâ bir yönüyle hatırlatıyorsa, temel anlama bağlı yeni bir karşılık söz konusu olabilir.

Örneğin:

Şişenin ağzı oldukça genişti.

Buradaki “ağız” insan ağzı değildir. Ancak her ikisinde de bir açıklık bölümü söz konusudur.

Karar verirken şu soru işe yarayabilir:

“Bu kullanım, sözcüğün temel anlamını hangi yönüyle hatırlatıyor?”

Anlamlı bir bağlantı kurulabiliyorsa sözcüğün cümlede kazandığı yeni anlam değerlendirilmelidir.

6. Gerçek Anlam ile Yan Anlam Arasındaki Fark

İki kavram arasındaki temel fark, sözcüğün ilk karşılığında mı yoksa bu karşılıkla bağlantılı yeni bir kullanımda mı bulunduğudur.

Gerçek / temel anlamYan anlam
Sözcüğün akla ilk gelen anlamıdır.Temel anlama bağlı yeni bir anlamdır.
Sözcük ilk karşılığını anlatır.Başka bir varlığı veya bölümü karşılayabilir.
Yeni bir adlandırma söz konusu değildir.Temel anlamla ilişkili yeni bir adlandırma vardır.

Örneğin:

Çocuğun kolu incindi. → gerçek / temel anlam

Kanepenin kolu yırtılmış. → yan anlam

İlk cümlede “kol” insan vücudundaki organı, ikinci cümlede ise kanepenin yan bölümünü karşılamaktadır.

Gerçek anlamın özellikleri ve temel anlamla ilişkisi Gerçek Anlam konusunda ayrıntılı olarak incelenmektedir.

7. Yan Anlam ile Mecaz Anlam Arasındaki Fark

Bu iki kavramın ortak noktası, sözcüğün temel karşılığından farklı bir kullanım kazanabilmesidir. Asıl ayrım ise temel anlamla kurulan ilişkinin niteliğinde ortaya çıkar.

Şu örneğe bakalım:

Şişenin ağzı dar.

“Ağız”, insan organını karşılamaz; fakat şişenin açık bölümü ile temel anlam arasında biçim ve işlev bakımından ilişki kurulabilir.

Mecaz kullanımda ise sözcük temel anlamından daha belirgin biçimde uzaklaşabilir:

Sözleri içimi yaktı.

Burada “yakmak” fiziksel bir yanma olayını anlatmamaktadır. Sözcük, kişinin duyduğu acıyı ve üzüntüyü ifade etmektedir.

Yan anlamMecaz anlam
Temel anlamla bağlantı korunur.Sözcük temel anlamından belirgin biçimde uzaklaşır.
Yeni kullanım biçim veya işlev ilişkisiyle açıklanabilir.Farklı bir duygu, düşünce veya durum anlatılabilir.
Şişenin ağzıİçimi yaktı

Mecazlaşmış kullanımlar ve bunların özellikleri Mecaz Anlam konusunda ayrıntılı olarak incelenmektedir.

8. Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam Nasıl Ayırt Edilir?

Bu üç anlam özelliğini birbirinden ayırırken sözcüğün cümlede neyi karşıladığına bakmak gerekir.

Aynı sözcüğün üç farklı kullanımını karşılaştıralım:

Çocuğun ayağı ağrıyordu.

“Ayak” insan vücudundaki organı karşılar. Sözcük temel anlamıyla kullanılmıştır.

Masanın ayağı kırılmış.

“Ayak” artık insan organını değil, masayı taşıyan bölümü karşılamaktadır. Temel anlamla bağlantı devam ettiği için yan anlam söz konusudur.

Bu olaydan sonra ayağını oradan kesti.

Burada “ayağını kesmek” bir yere artık gitmemek anlamında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Fiziksel bir ayağın kesilmesinden söz edilmediği için kullanım temel karşılığından uzaklaşmıştır.

Aradaki fark şöyle özetlenebilir:

KullanımTemel anlamla ilişkisiGenel özellik
Gerçek / temelSözcüğün ilk karşılığıdır.Doğrudan kullanım
YanBağlantı devam eder.Yeni fakat ilişkili kullanım
MecazTemel karşılıktan belirgin biçimde uzaklaşır.Aktarılmış kullanım

Sözcüklerin farklı bağlamlarda kazandığı bu ve benzeri anlam özellikleri Sözcükte Anlam sayfasında birlikte ele alınmaktadır.

9. En Çok Karıştırılan Durumlar

9.1. Her Farklı Kullanım Aynı Türde Değildir

Bir sözcüğün temel karşılığından farklı bir anlamda kullanılması, o kullanımın otomatik olarak aynı gruba girdiği anlamına gelmez.

Önemli olan, temel karşılıkla yeni kullanım arasındaki ilişkinin devam edip etmediğidir.

Bu nedenle:

“Temel anlam değilse yan anlamdır.”

şeklindeki bir ezber doğru değildir.

Sözcük, cümleye göre mecaz veya terim anlam da kazanabilir.

9.2. Temel Anlamla Bağlantı Korunmalıdır

Bu kullanımın ayırt edici noktası, temel karşılıkla yeni anlam arasında kurulabilen ilişkidir.

Örneğin:

Sandalyenin ayağı

ifadesinde sandalyeyi taşıyan bölüm ile insan ayağının taşıma işlevi arasında bağlantı kurulabilir.

Bu ilişkinin görülmesi sınıflandırmayı kolaylaştırır.

9.3. Sözcük Tek Başına Sınıflandırılmamalıdır

“Yan anlamlı sözcük nedir?” sorusunu cevaplarken bağlam gözden kaçırılmamalıdır.

Örneğin “diş” sözcüğü:

Dişi ağrıdığı için doktora gitti.

cümlesinde temel anlamıyla,

Testerenin dişleri körelmiş.

cümlesinde ise temel karşılığıyla bağlantılı yeni bir anlamda kullanılmıştır.

Bu nedenle sorularda sözcüğü değil, sözcüğün cümledeki kullanımını sınıflandırmak daha doğru bir yaklaşımdır.

9.4. Yan Anlam ile Mecaz Anlam Karıştırılmamalıdır

Yan anlamda temel karşılıkla bağlantı devam eder. Mecaz kullanımda ise sözcük ilk anlamından daha belirgin biçimde uzaklaşır.

Örneğin:

Şişenin boynu → temel anlamla biçim ilişkisi kurulabilir.

Boynuna büyük bir sorumluluk yüklendi. → fiziksel bir boyundan söz edilmez.

Dolayısıyla sözcüğün ilk anlamından farklı kullanılması tek başına yeterli değildir. Yeni kullanımla temel anlam arasındaki ilişkinin niteliği değerlendirilmelidir.

10. Sorularda Nelere Dikkat Edilir?

Bu konudaki sorular çoğu zaman tanımı ezberlemekten çok, sözcüğün cümledeki anlamını fark etmeyi gerektirir.

Soruyu çözerken şu sıra izlenebilir:

  1. İncelenen sözcüğü belirleyin.
  2. Sözcüğün cümlede neyi karşıladığını bulun.
  3. Temel anlamını düşünün.
  4. Yeni kullanımla temel karşılık arasında ilişki olup olmadığını kontrol edin.
  5. Biçim veya işlev benzerliğini değerlendirin.
  6. Bağlantı korunuyorsa temel anlama bağlı yeni bir kullanım ihtimalini düşünün.
  7. Sözcük ilk karşılığından belirgin biçimde uzaklaşmışsa mecaz anlamı değerlendirin.

Örneğin:

Çocuğun kolu incindi.

Koltuğun kolu sökülmüş.

İki cümlede de aynı sözcük vardır; ancak sözcüğün karşıladığı varlık aynı değildir.

Bu nedenle kelime listelerini ezberlemek yerine bağlamı çözümlemek daha güvenilir bir yöntemdir.

Sözcüklerin anlam özelliklerinin farklı soru biçimleriyle nasıl sorulduğu Sözcükte Anlam Soru Tipleri konusunda ayrıca incelenmektedir.

11. Kendinizi Deneyin

1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ayak” sözcüğü yan anlamda kullanılmıştır?

A) Ayağına yeni bir ayakkabı aldı.
B) Koşarken sağ ayağını incitti.
C) Masanın ayağı yerinden çıkmış.
D) Ayağındaki çamuru temizledi.
E) Doktor ayağını bir süre dinlendirmesini söyledi.

Cevap: C

Açıklama: “Masanın ayağı” ifadesinde sözcük insan organını değil, masayı taşıyan bölümü karşılamaktadır. Temel anlamla işlev bakımından bağlantı kurulabilir.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kalın yazılan sözcük temel anlamıyla kullanılmıştır?

A) Teknenin burnu dalgalardan zarar gördü.
B) Burnu soğuktan iyice kızarmıştı.
C) Şişenin boynu çok inceydi.
D) Testerenin dişleri körelmişti.
E) Koltuğun kolu yıpranmıştı.

Cevap: B

Açıklama: “Burun” sözcüğü bu cümlede insanın koku alma organını karşıladığı için temel anlamıyla kullanılmıştır.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel anlama bağlı yeni bir kullanım vardır?

A) İnce ip hemen koptu.
B) Yağmur bütün sokağı ıslattı.
C) Koltuğun koluna kahve dökülmüş.
D) Soğuk sütü dolaba kaldırdı.
E) Keskin bıçak ekmeği kolayca kesti.

Cevap: C

Açıklama: “Kol” sözcüğü insan organından hareketle koltuğun yan bölümünü karşılayacak biçimde kullanılmıştır.

4. Bu anlam özelliğini belirlerken aşağıdakilerden hangisine dikkat edilmelidir?

A) Sözcüğün kaç harften oluştuğuna
B) Cümlenin uzunluğuna
C) Temel anlam ile yeni kullanım arasındaki ilişkiye
D) Sözcüğün kaç heceli olduğuna
E) Cümlenin kaç sözcükten oluştuğuna

Cevap: C

Açıklama: Temel karşılık ile yeni kullanım arasında bağlantının devam etmesi belirleyici ölçütlerden biridir.

5. Aşağıdakilerden hangisi yan anlamla ilgili doğru bir bilgidir?

A) Sözcük temel anlamıyla bütün bağlantısını kaybeder.
B) Yalnızca isimler bu özelliği gösterebilir.
C) Sözcüğün cümledeki kullanımı önemli değildir.
D) Temel anlamla yeni kullanım arasında ilişki bulunur.
E) Her mecaz kullanım aynı zamanda yan anlamdır.

Cevap: D

Açıklama: Sözcük yeni bir karşılık kazanır ancak temel anlamıyla bağlantısı tamamen ortadan kalkmaz.

12. Sık Sorulan Sorular

Yan anlam ne demek?

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamına bağlı olarak kazandığı yeni anlamdır. Sözcük farklı bir varlığı veya nesnenin bölümünü karşılayabilir; ancak ilk anlamıyla kurulabilen ilişki devam eder.

Yan anlamlı sözcük nedir?

Bu ifade, temel anlamıyla bağlantılı yeni bir kullanım kazanmış sözcükler için kullanılır. Ancak anlam özelliği belirlenirken kelimeyi tek başına değerlendirmek yerine cümledeki kullanımına bakmak daha doğrudur.
Örneğin “ayak” insan organını karşıladığında temel, bir masanın taşıyıcı bölümünü karşıladığında ise farklı fakat temel karşılıkla ilişkili bir anlam kazanır.

Yan anlam nasıl bulunur?

Önce sözcüğün temel anlamı belirlenir. Ardından cümledeki kullanımın bu anlamla bağlantısı araştırılır. Biçim, işlev veya başka bir benzerlik üzerinden ilişki devam ediyorsa sözcüğün yeni bir anlam kazandığı düşünülebilir.

Gerçek anlam ile yan anlam arasındaki fark nedir?

Gerçek ya da temel anlam, sözcüğün akla ilk gelen karşılığıdır. Yan anlam ise temel anlamla ilişkisini koruyarak ortaya çıkan yeni kullanımdır.
İnsanın kolu temel kullanıma, koltuğun kolu ise yan kullanıma örnektir.

Yan anlam ile mecaz anlam nasıl ayırt edilir?

Yan anlamda sözcüğün temel karşılığıyla bağlantı devam eder. Mecaz anlamda ise sözcük ilk karşılığından daha belirgin biçimde uzaklaşır. Bu nedenle yalnızca kelimeye değil, cümlede ne anlattığına ve temel anlamıyla nasıl bir ilişki kurduğuna bakılmalıdır.
Türkçeyle ilgili diğer konulara Türkçe Konuları sayfasından ulaşabilirsiniz.

Türkçeyle ilgili diğer konulara Türkçe Konuları sayfasından ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

Millî Eğitim Bakanlığı – Türkçe 2

OGM Materyal – TYT Türkçe Konu Özetleri

Yorum yapın