Koşuk nedir?Koşukların Özellikleri Nelerdir?

KOŞUK
 
Sığır denilen av törenlerinde “kopuz” eşliğinde belli bir ezgi ile söylenen, aşk , yiğitlik doğa sevgisi konularını işleyen, daha çok epik ,lirik ve pastoral özellikler taşıyan şiirlere KOŞUK denir. Genellikle kendi başına bütünlüğü olan dört dizeli bentlerden oluşan koşuklar, manilere ve koşmalara kaynak olmuştur.Koşuklar 7’li hece ölçüsüyle söylenirler, koşukların kafiye şeması aaab,cccb,dddb şeklindedir.İslamiyet sonrası “koşma” adını almışlardır,günümüzdeki koşmaların ilk halleri olarak da adlandırılabilirler. Koşuklar biçim ve içerik olarak da “koşma”ya çok benzerler. Koşuklar Türk Edebiyatının sözlü dönem örneklerinden olmasına rağmen, çeşitli nedenlerden dolayı (Örn: türk coğrafyasındaki ve medeniyetindeki değişiklikler) günümüze sözlü gelenek yoluyla ulaşamamışlardır. Koşukların ilk örneklerine Kaşgarlı Mahmut‘un Divan-ı Lugatit Türk adlı eserinde rastlanmaktadır.Bu şiirler Türk Edebiyatının halk ağzından derlenmiş sözlü gelenek içinde gelişmiş ve varlığını sürdürmüş ilk örneklerindendir.
Koşuk türünün belli başlı özellikleri şunlardır:
 
  • Hece vezni ve yarım kafiye ile söylenen şiirlerdir.
  • Kopuz eşliğinde söylenir.
  • Yiğitlik, aşk, tabiat konularını işler.
  • Nazım birimi dörtlüktür.
  • Bu şiirlerde düz kafiye kullanılır: aaaa, bbba, ccca. (aaab cccb dddb)
  • Bu şiirlerin İslâm sonrası halk edebiyatındaki adı koşma’dır.
  • Sığır denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir.

Koşuk Örnekleri :

Eski Türkçe İle ****( Günümüz Türkiye Türkçesi ile )

– Koşuk Örneği 1

Üdiğ mini komıttı ( Aşk beni coşturdu ve heyecanlandırdı)
Sakınç manga yamıttı ( Dert bana geldi ve bende toplandı )
Könglüm angar emitti ( Gönlüm o güzele meyletti;)
Yüzüm mening sargarur ( Yüzüm o yüzden sararıyor )

– Koşuk Örneği 2

Kızıl sarığ arkaşıp ( Kızıl ve sarı ardı ardına yerden bitiyor )
Yipkin yaşıl yüzkeşip ( Mor ile yeşil yüz yüze geliyor )
Bier bier kerü yürkeşip ( Ve birbirlerine sarılıyorlar )
Yalnguk anı tanglaşur ( İnsan bu renk cümbüşünü görünce hayretler içinde kalıyor )

Alın töpü yaşardı (Yamaçlar ve tepeler yeşerdi )
Unıt otın yaşurdı ( Kuru otları gizleyip )
Kölnin suvın küşerdi ( Göllerin suyunu taşıdılar )
Sığır buka möngreşür (Sığırlar ve boğalar sevinçlerinden böğrüşüyorlar )

Kulan tükel kamıttı (Bahar yaban atlarını iyice coşturdu )
Akar sukak yumuttı ( Dağ keçilerini ve geyikleri bir araya getirdi )
Yaylag tapa emitti ( Bunlar otlamak için yaylalara yöneldiler )
Tizig turup sekrişür (Sıra sıra dizilip hoplayıp zıplıyorlar )

*** Kaşgarlı Mahmut / Divan-ı Lugatit Türk